« Anasayfa | Künye | Arşiv 23 Nisan 2026, Perşembe
Gündem: Kültür-
Sanat
Gündem: Hayat
40i Gündem Nöbetçi Köşe
40PENCERE
Edeb Yahu
Nedret Kudret
Erdem Bayazıt Ey!

Gölgelik
Köksal Alver
Tek Söğüt

Dil Ağacı
İbrahim Demirci
Kafı Yutanlar

Kelimeler ve Şeyler
Abdullah Harmancı
Seni Ne İhtiyarlattı?

Mızrak ve İlmihal
Ahmet Murat
İmamın Hatırlanışı

Saksağan
Osman Özbahçe
Dünya Aklıma Yatmıyor

Şiir Çıkmazı
Mehmet Solak
Kimi, Nereye Götürür Şiir?

[ Geçmiş Günler -> Kavuklu Sureti ]

Cumhûra, Hukûmetine, Reisine ve Curnalcisine Dâir

01.04.2000 - 16:00

Ey azizler,

Türkiye'nin cumhûru, siz de biliyor olmalısınız, 2002 senesinin 3 Kasımında umûmî seçimlerde, re'yinin yüzde otuz beşe yakınını bir partiye vererek, tek partinin iktidâr olacağı bir meclis teşkîl etdi.

Gerçi bu partinin reisi, siyâsî haklarından mahrûm edilmiş bir eski mahkûm idi amma yine de cumhûrun teveccühü ona ve partisine oldu. Gerek bu zâtın, gerekse arkadaşlarının mühim bir kısmının hanımları, mestûre yahud mütesettir idiler. Cumhur bunu bile bile ol partiyi iktidâra serbest re'yi ile taşıdı.

Lâkin, haberlere bakılırsa, mezkûr partinin -ismini de söyleyelim gayrı: AK Parti'nin yahud AKP'nin yahud Adâlet ve Kalkınma Partisi'nin- bırakın muktedir olmayı, şeklen dahî iktidar olmadığı, olamadığı anlaşılıyor.

Sûretini arz etdiğim habere dikkat buyurunuz. 29 Ocak 2003 târihli cerîde-i Hürriyet'in 17. sahîfesinin sağ sütûnunun dibinde neşrolunan haber ne deyor? Cümle cümle bakalım habere. İşte birinci cümle:

"İçişleri Bakanlığı 38 ilin valisini değiştirmek üzere hazırladığı alternatifli kararname taslağını, görüş almak üzere Çankaya Köşkü'ne gönderdi."

"Parlamenter demokrasi" olduğu iddia olunan bir rejimde bu ne demekdir? Ne demekdir "alternatifli kararname taslağı"? Ne demekdir "görüş almak üzere"?

Vazîfe başında "tek başına" duran bir hukûmet ve onun dâhiliye vekâleti, hangi vâlîler ile icrâ-yı hukûmet eyleyeceğini ta'yîn, tesbît ve tercîhde hürriyet, karar ve iktidar sâhibi değil midir ki, böyle "alternatifli taslak" hazırlamak ve cumhurreisinden "görüş almak" cihetine gitmekdedir?

Hukûmetden ve icrâatından cumhurreisinin kanunî bir mes'ûliyeti var mıdır? Yokdur. Memleketin rejimi, "başkanlık" yahud "yarıbaşkanlık rejimi" oldu da bizim haberimiz mi yokdur?

İkinci cümle: "Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer onay verirse, kararname hemen bakanların imzasına açılacak."

Onay vermezse ne olacak? Herhalde onay vereceği yeni isimler aranıp bulunacak! İyi de bu hâlde, İçişleri Bakanı'nın yahud Başbakan'ın irâdesi, tercîhi, tensîbi büsbütün ma'nâsız, büsbütün boş bir hâl almayacak mı? Hangi şehirde hangi vâlînin istihdâm edileceğine karar veremeyen bir hukûmetin hâkimliğinin hükmü, "yürütme erkinin yürürlüğü" kalır mı? Evet, demeğe cesâretiniz var mı ey azizler? Bendeniz böyle bir şeye şahsan cesâret edemeyorum. Böyle topal, böyle bastonlu, böyle koltuk değnekli bir hukûmet, bırakınız koşmağı yörüyemez bile!

Üçüncü cümle: "Cumhurbaşkanı Sezer, öncelikle atanacakların eşinin türbanlı olup olmadığına bakacak."

Vay vay vay! Kimbilir hangi Çankaya Kuşu fısıldadı bu haberi muhâbir Kadir Ercan'ın kulağına! Cumhurbaşkanı Sezer'in "öncelikle" "neye bakacağı"nı bu "curnalci" nereden ve nasıl öğrenmişdir acebâ? Kanâat-i âcizânem odur ki, memleketin ve reis-i cumhûrun reviş-i umûmîsinden istinbat tarîkıyle çıkarmışdır bu haberi acar curnalci.

Başka bir memleketde olaydık, cumhûrun seçimlerde gösterdiği istikaameti nazar-ı dikkate alan cumhurreisinin "öncelikle atanacakların eşlerinin ('eşinin' değil) türbanlı olup olmadığına" bakar iken "eşleri türbanlı kimselerin vâlî olmalarını" tercîh edeceğini düşünebilir idik. Öyle ya, mâdem ki cumhur, eşleri türbanlı kimesnelere vekâlet verüp meclise göndermişdir onları, cumhûrun reisi dahî eşleri türbanlı kimesnelerin vâli olarak ta'yinlerini tercîh ve tervîc eyleyecekdir. Bundan tabî'î bir tavır düşünülmez, düşünülemez! Lâkin, ey azizler, kazın ayağının öyle olmadığını biliyorsunuz, çünki bizim memleketdeki demokrasinin herhangi bir ma'kûl ve meşrû' ıstandarda sığmadığını, sığdıralamayacağını biliyorsunuz. Bilmeyoruz deyüp de benim kafacığımı kızdırmayınız.

Dördüncü ve son cümle: "Sezer, listede Başbakanlık Takip Kurulu'nun sakıncalı gördüğü isimler olup olmadığını da inceleyecek."

İmdi ey azizler, sizin zihninizden "Bu "Başbakanlık Takip Kurulu", esâsen "Başbakan'a bağlı" değil midir ve Başbakan bu kurulun "sakıncalı" gördüğü isimleri inceleme ehliyet ve liyâkatine ve mes'ûliyetine sâhib değil midir ki, bu iş cumhurreisine kalmışdır?" deyû bir süâl geçebilir.

Aman ey azizler, bu süâlin öyle elini kolunu sallayarak zihninizden geçip gitmesine izin vermeyiniz. Kolundan tutup oturmasını te'mîn ediniz ve bu süâli gözelce, iyice, adamakıllı tahlîl ediniz.

Başka dürlü ey azizler, bu memleketin cumhûru ile hukûmeti, cumhûru ile reisi, cumhûru ile curnali ve curnalcisi, başbakanı ile takip kurulu... ve nihâyet, cumhurreisi ile hukûmeti arasındaki münâsebâtın münâsebetsizliğine akıl erdiremezsiniz.

Ve ey azizler, aklın ermediği şeye ahlâkın ermesi de pek kolay, hattâ hiç kolay değildir. Ahlâkan ve aklen müsterîh olmayan bir ferdin yahud cem'iyetin de iflâh olması pek kolay, hattâ hiç kolay değildir ey azizler.

İşimiz hakîkaten zordur! Allah encâmımızı hayreylesin! Hepiciğimize basîret ve firâset ihsân eylesin. Âmîn...

Sayı: 157 - 31 Ocak 2003 Cuma

Ey azizler,Türkiye'nin cumhûru, siz de biliyor olmalısınız, 2002 senesinin 3 Kasımında umûmî seçimlerde, re'yinin yüzde otuz beşe yakınını bir partiye vererek, tek partinin iktidâr olacağı bir meclis teşkîl etdi.Gerçi bu partinin reisi, siyâsî haklarından mahrûm edilmiş bir eski mahkûm idi amma yine de cumhûrun teveccühü ona ve partisine oldu.  
e-sohbetTümü »

» Rasim Özdenören: "Herkes Yaptığı İşin Hakkını Vermeli" / Söyleşi: İslam Doğan - Ahmet Biçer - Mehmet Emre Küçüktürkmen
» Cihan Aktaş: "Müslümanlar Sağcılıktan Ayrışmaya Devam Ediyor" / Röportaj: Nurullah Turan
» Turan Koç: "Düşünce Varlıkla Buluştuğu Yerde Şiirleşir" / Röportaj: A. Ömer Yavuz - M. Derviş Dereli
» Halit Esendir: "Siyaset ve Eğitimle Uğraşan, Gündemi Takip Eden Herkesi İlgilendiren Bir Eser" / Röp: Yüsra Mesude
» Mustafa Özçelik: "Nasreddin Hoca'yı Mevlana ve Yunus Emre'den ayırmak mümkün değil" / Röportaj: Yüsra Mesude
Tekrar YayınTümü »

» Simetrim Kalkıyor Breh / Vural Kaya
» Edebiyat Ödüllerinin Günahı ve Sevabı / Refik Durbaş
» Yüzdeki Tırnak İzleri ve Pamuk Terörü / Kaan Arslanoğlu
» Sözleşme-II / Seyhan Arslan
» Meczubun Kefaret Bandoları / Vural Kaya
Edebiyat MasasıTümü »
» Geçen Ay Edebiyat: Kasım-Aralık 2009 / Elif Hafsa Katırcı
» Geçen Ay Edebiyat: Mart-Nisan 2009 / Elif Hafsa Katırcı
» Geçen Ay Edebiyat: Ocak-Şubat 2009 / Elif Hafsa Katırcı
» Geçen Ay Edebiyat: Aralık 2008 / Elif Hafsa Katırcı
» Geçen Ay Edebiyat: Ekim-Kasım 2008 / Elif Hafsa Katırcı

Yorum yazabilmeniz için üye olmanız gerekiyor. Üye olmak için tıklayın.

(Üye iseniz sayfanın en üstünde sağ tarafta yer alan kısımdan giriş yapmalısınız.)


Henüz yorum yapılmamış.

Üye Girişi
Kullanıcı adı
Şifre
Beni hatırla
Şifremi unuttum!
Ücretsiz Üye Olun!
Son 10 Yorum
Dostluk Güneşi (29.10.2021 - 11:34)
toplantı (10.12.2013 - 17:25)
tek söğüt (26.02.2013 - 01:08)
yok var, var var (26.02.2013 - 01:06)
Hoş bir yazı (17.08.2012 - 00:19)
beklerken (27.05.2012 - 21:07)
bir yorum (21.12.2011 - 20:20)
bir yorum (21.12.2011 - 20:13)
işte tam da böyle (18.11.2011 - 20:37)
Gitmek (18.11.2011 - 19:53)
Yorum için üye olun!