Ey azizler, bizim memleketde Avrupa düşkünlüğünün tarihi hayli eskidir.
Geçen gün vefâtının 66. sene-i devriyyesi münâsebetiyle bir kerre daha rahmetle yâd etdiğimiz Mehmed Âkif'imiz bile, Berlin Hâtıraları'nda orada gördüğü medeniyyet alâmetlerinden sitâyişle bahseder. Meselâ:
Gürül gürül akıyor çeşmeler, temiz mi temiz; Soğuk da isteseniz var, sıcak da isteseniz. Gıcır gıcır ötüyor ortalık titizlikten, Sanırsınız ki zemîninde olmamış gezinen. Ne kehle var o mübârek döşekte hiç, ne pire; Kaşınma hissi muattal bu i'tibâra göre!
gibi mısralarla anlatır Avrupa'yı.
Oralara çalışmaya gidip gelenlerimizden siz de işitmişsinizdir Avrupalıların ne kadar kaaidelere riâyetkâr, dürüst, haksever, ahlâklı, kötülük fikrinden uzak, ciddî, tutarlı insanlar olduklarını. Resmî dâirelerinde rüşvet ve adam kayırma hayâl bile edilemez! Trafik hususunda herkes gönüllü polis vaziyetindedir! Fiyatlarda keyfîliğe tesâdüf etmeniz mümkin değildir! Kimse ne başkasının hakkına tecâvüz eder, ne kendi hakkından ferâgat eder! Nizam çok iyi tanzîm edilmişdir ve herkes nizâmâta hürmetkârdır, vs. vs...
İşin kötüsü ey azizler, bu intibâlar umûmiyetle doğrudur da. Oraların müesses terbiye sistemi, böyle netîceler intâc edecek tarzda işlemekdedir.
Böyle bir bilgi ve kanâat ile yüklenmiş olan zihnim, sûretini gördüğünüz kesikdeki haberi okuyunca -itiraf edeyim ki- azıcık sersemledi. Bu Amsterdamlılar, nasıl olup da kendilerine âid olmayan partacıkları yağmalamak üzere hamle edebildiler de, trafiği bile allak bullak etdiler? Bu hamle ve hücûmu polisin dahî durdurmakda meşakkat çekdiğini bildiren işbu şâyân-ı dikkat haberi Radikal nâm cerîdenin 30 Aralık 2002 târihli nüshasının 22. sahîfesinin birinci sütûnunun dip cânibinden kesip taradığımı bildirerek başdaki süâli tekrâr eyliyorum ey azizler: Avrupa'ya neler oluyor?
Sayı: 148 - 31 Aralık 2002 Salı
Ey azizler, bizim memleketde Avrupa düşkünlüğünün tarihi hayli eskidir.Geçen gün vefâtının 66.