Bugün sizlere arz etdiğim kesik, cerîde-i Zaman'ın 26 Şubat 2004 Perşembe günkü nüshasının 15. sahîfesinin dip kısmında kâin Tavan Arası nâm kûşenin sağ cânibinde neşrolunmuşdur. Mezkûr kûşenin müellifi İskender Pala birâderimiz olup ol günkü asıl makalesi "İhsan ile bağış arasında" serlevhalı idi. Ol makale hakkında dahî söylenecek sözlerim var idi ey azizler. Ammâ ve lâkin işbu tanıtım yazıcığı hayli canımı sıkdığıyçün sıkıntımı sizlere dökerek azaltmak istedim.
Sıkıntım birkaç sebebden neş'et etmişdir. Sıra ile arz etmeye çalışayım.
1. "Hayata sadece hesapla bakanların rağmına, sevilerek yazılmış kırkı aşkın deneme." Belli ki İskender Bey, "hayata sadece hesapla bakanlar"ın sevmek ve sevilmek ile alışverişleri olmayacağı kanâ'atindedir. Onun bu kanâ'atinin doğruluğu yanlışlığı bir kenarda dursun, bu "kırkı aşkın deneme"nin "sevilerek yazılmış" olduğunu da kabul edelim. Lâkin ey azizler, sevilerek yazılmış bu kırkı aşkın deneme"nin "hayata sadece hesapla bakanların rağmına" yazılmış olduğu hükmü, bendenize biraz "havada bir hüküm" gibi göründü.
2. "Haftalık adlı derginin son bir yıllık serüveninde okuyucuyla buluşan ve gündemi takip eden, hatta bazıları tartışmalar yaratan, bir kısmı siyasi ve kültürel perspektiften bakışlar içeren, ama çoğu severek okunan yazılar."
İskender Bey'in bu kadar "kötü" bir cümleyi nasıl yazabildiğine pek şaştım ey azizler. Birçok zâviyeden "kötü" bu cümle.
Evvelâ, "maddeten hatalı". "Haftalık adlı derginin son bir yıllık serüveni" denince mezkûr derginin bir yıldan ziyâde bir ömrü olacağı bedîhîdir. Lâkin hakikat öyle midir? Bakalım. Önce hafif.org'dan 23 Nisan 2003 tarihli bir iktibas:
"Malum yeni bi dergi daha çıktı: Haftalık. Baktım bugün; durum şudur.
Önce küfredip rahatlıyım. Piyasadaki iki b..tan haftalık dergi (Aktüel-Tempo) kadar b..tan olmuş. Dolayısıyla bi b.. olmaz. Ercan Arıklı'nın durumu da tek kelimeyle patetik.
Ve bu dergi, yepyeni ve ciddi bir haber dergisi iddiasıyla lanse ediliyor. Ciddi bi şey yazmak yazık."
Tarihe dikkat ediniz, Nisan 2003. Haziran 2003'te de Ercan Arıklı bir trafik kazasında öldü. Lâkin bu hâdisenin mevzuumuzla alâkası yok. Demek ki, Haftalık dergisi, henüz, ya'nî İskender Bey'in yazısını kaleme aldığı tarih itibarıyle "bir yıl"ını doldurmamış. Hâl böyleyken "son bir yıllık serüven" ne demek oluyor?
Ayrıca ey azizler "siyasi ve kültürel perspektiften bakışlar"ın ma'nâsı nedir? "Siyasi ve kültürel perspektif" müşterek midir? Herhalde değildir. "Siyasi ve kültürel bakışlar" demek varken ve bu murâd etmek istediğiniz ma'nâya daha muvâfık iken araya "perspektif" sıkışdırmanın ne ma'nâsı vardır?
Hele o "ama çoğu severek okunan" ne demek? Ya'nî ol yazıları vasfetmek içün söylenen evsaf ile "severek okuma" arasında bir mübâyenet mi mevzu'-ı bahisdir ki "ama" edât-ı atfına ihtiyac duyulmuş? Hayır, yok böyle bir mübâyenet. Binâenaleyh, İskender Bey, kötü cümle kurmuş olmakdan başka bir iş yapmış olmayor. Ve bendenizin bu vaz'iyyete canım sıkılıyor.
Sonraki iki cümlesi üzerinde tevakkufdan sarf-ı nazar edecek denlü canım sıkılmışdır ey azizler.
Sayı: 238 - 27 Şubat 2004 Cuma
Ey azizler,Bugün sizlere arz etdiğim kesik, cerîde-i Zaman'ın 26 Şubat 2004 Perşembe günkü nüshasının 15. sahîfesinin dip kısmında kâin Tavan Arası nâm kûşenin sağ cânibinde neşrolunmuşdur.