Bugünkü kesikimiz cerîde-i Milliyet'in 12 Eylül 2003 târihli nüshasının dördüncü sahîfesinin sağ sütûnunu başdan ayağa dolduran bir yazıdan kesildi. Yazının muharriri senelerin eskitemediği fıkra muharriri Çetin Atlan!
Bunca senelik muharrirliğine ve eski edebiyâtımıza az çok âşinâlığına rağmen böyle bir dikkatsizliği nasıl işledi bu âdem, anlayamadım ey azizler.
Hangi dikkatsizliği? dersiniz siz şimdi.
Hemân arz edivereyim ey azizler.
Çetin bey Altan Tevfik Fikret'in o meşhûr Hân-ı Yağma (Yağma Sofrası) şiirini "vezni bozma pahasına Türkçeleştirmeye çalış"tığını söyleyor ya, sâdece vezni değil, başka şeyleri de bozmuş hazret.
Bu bozuşların en şâyân-ı dikkat olanı "hân-ı iştihâ" terkîbinin "sofra iştahı" oluşunda karşımıza çıkıyor. Çetin Altan "sofra iştahı" yerine "iştah sofrası" deseydi, anlaşılabilir bir "Türkçeleştirme" yapmış olurdu. Tevfik Fikret, "iştihâ-yı hân" deseydi, Çetin Altan "sofra iştahı" deyebilirdi. Lâkin Fikret öyle dememiş, "hân-ı iştihâ" demiş. Bu deyişin ma'nâsı "şehveti, iştahı, iştihayı kışkırtan sofra" yahud "iştahın, iştihânın, şehvetin yarıştığı sofra" gibi bir şey olmalı. Ve bunun böyle olduğunu Çetin Altan efendi fark etmiyor, edemiyor.
Belki de ey azizler, fark etdiği hâlde bugünün vasat Milliyet okuyucusu, nasılsa böyle inceliklere aklı ermeyecek aptallıkta bir okuyucudur, binâenaleyh, sallamakda beis yokdur düşüncesiyle sallayor.
Olur mu olur, ey azizler.
Bu arada şunu da arz edivereyim size ki, Hân-ı Yağma manzûmesinde sözü edilen yağmacılar İttihad ve Terakkî fırkasının yârânıdır. Manzûme 1912 senesinde kaleme alınmışdır.
Not: Kavuklu'nun Yeri, bundan böyle Cuma'dan Cuma'ya güncellenecektir. Arz olunur.
Sayı: 214 - 12 Eylül 2003 Cuma
Ey azizler,Bugünkü kesikimiz cerîde-i Milliyet'in 12 Eylül 2003 târihli nüshasının dördüncü sahîfesinin sağ sütûnunu başdan ayağa dolduran bir yazıdan kesildi. Yazının muharriri senelerin eskitemediği fıkra muharriri Çetin Atlan!