Sûretini gördüğünüz kesikin menşe'i 6 Mart 2005 tarihli cerîde-i Hürriyet'dir. Ol varakpârenin on dördüncü sahîfesinin sağ dip sütûnunda neşrolunan işbu haberi okur iken, zihnimden geçenlerin kâffesini nakletmeğe imkân ve ihtimâl yokdur. Ancak bir kısmını nakletmekle iktifâ etmek mecbûriyetindeyim.
Tevhid-i Tedrisat Kanunu'nun 81. sene-i devriyesini tes'îd etmek işinin Uluslararası Lions Çoğul Yönetim Çevresi'ne kalmış olması, başlı başına bir cilve-i takdirdir. Kemal Paşa'nın seddedip kapısına kilit vurduğu Mason cemiyetlerine yakınlığı ile ma'rûf işbu teşkîlâtın onun inkılâplarından birine sahip çıkıyor oluşuna güler misiniz, ağlar mısınız, bilemem.
Adı üstünde "uluslararası" bir teşkîlâtın "ulusal devlet yaratmanın milâdı"na alkış tutması da, işin başka bir cihet-i garîbesidir.
Fotografiye nazaran kırk elli kişilik bir aceze grubunun iştirâk etdiği işbu toplantıya, ilim hırsızlığı müseccel sâbık rektör Alemdaroğlu Kemal'in iştirâkini anlamak mümkindir de, İstanbul Millî Eğitim Müdürü Ömer Balıbey'in iştirâk etmiş olmasını anlamak mümkin değildir.
"Hürriyet gazetesi yazı işleri müdürü Tufan Türenç" "moderatörlüğünü üstlendiği toplantı"da bir konuşma yapmış ki, evlere şenlik!
İşbu konuşmadan nakledilen cümleler, memleketin ve milletin varlığına ve istikbâline kasteden bir düşmanın ağzına yaraşır talihsiz cümlelerdir. İbretle okuyunuz, ey azizler:
"Türkiye'de anaokulundan üniversiteye kadar toplam 67 bin okul var. Ancak Türkiye'de resmî rakamlara göre 80 bin, gayri resmî rakamlara göre de 120 bin cami var. Eğer biz eğitim kurumlarının sayısını camilerin üzerine çıkaramazsak, yani okullarımız camilerimizin önüne geçemezse, çağdaş bir toplum olabilme olanağına kavuşamayız."
Fesübhânallah! Bu Tufan Efendi, acebâ niyçün okulların sayısını meselâ kahvehânelerin sayısı ile değil de câmilerin sayısı ile mukayese etmekdedir? Câmi ile okulun birbirine düşman müesseseler olduğunu mu zannetmekdedir ki, böyle abes bir mukayeseye kalkışmışdır? Benim bildiğim odur ki, câmilerimizde bütün menfî hususiyetlerine rağmen, okullar aleyhinde herhangi bir propaganda yapılmamakda, bilakis, insanlar çocuklarını okullara göndersinler, zenginler okul yapdırsınlar deyû teşvik edilmekdedir.
Vâkıa bu iken, Tufan Efendi'nin "aydınlanma"nın dini gerileteceğini vehmetmesi, câmi ve dindarlık ile okullaşmanın, çağdaşlaşmanın birbirine mugayir olduğunu zannetmesi, ne kadar vahîm bir vehim, ne kadar iğrenç bir türençlemedir!
Söğmemek içün kendimi zor zaptediyorum ey azizler!
Sayı: 276 - 8 Mart 2005
Ey azizler,
Sûretini gördüğünüz kesikin menşe'i 6 Mart 2005 tarihli cerîde-i Hürriyet'dir. Ol varakpârenin on dördüncü sahîfesinin sağ dip sütûnunda neşrolunan işbu haberi okur iken, zihnimden geçenlerin kâffesini nakletmeğe imkân ve ihtimâl yokdur.