« Anasayfa | Künye | Arşiv 23 Ocak 2020, Perşembe
Gündem: Kültür-
Sanat
Gündem: Hayat
40i Gündem Nöbetçi Köşe
40PENCERE
Yakın Plan
Ahmet Aksoy
Amerikan Kâbusu

İzlence
Mehmet Harmancı
"36": Kifayetsiz Muhterisin Resmidir

[ Sinema -> Sine-sohbet ]

"Öyle filmlerim var ki, ismini bile bilmiyorum."

01.04.2000 - 16:00

Selvi Boylum, Al Yazmalım filmiyle Türk sinemasının unutulmaz isimleri arasında yer alan Ahmet Mekin, 15 yıl ara verdiği sinemaya "Hoşgeldin Hayat"la yeniden dönüş yapıyor. Sette görüştüğümüz oyuncu, Türk sinemasındaki değişimden, TV dünyasına; politikadan, devletin sinemaya bakışına kadar birçok konuda sorularımızı yanıtladı.


İstanbul dışında, Erdek'te yaşadığınızı biliyoruz. Bu bir tatil mi, yoksa oraya yerleştiniz mi?

Hayır. Tamamiyle yerleştim, oturuyorum. Herhangi bir işim yok. Emeklilik gibi, dinlenme gibi.


Kaç senedir sinemanın içindesiniz?

56 senesinden başla. 15 sene öncesine kadar sürekli çalıştım.


Ara verdiğiniz dönemde Türk sinemasında bir durgunluk oldu. 80'lerden sonra. Bugün tekrar o eski hareketi kazanıyor mu? Türk sineması tekrar canlanacak mı?

...gibi geliyor bana. Eski dönemde başkaydı. Başka derken, koşullar başkaydı. TV yoktu. Başka yapılacak birşey yoktu. Herkes sinemaya gidiyordu. Yazlık sinemalar, kışlık sinemalar.. Talep meselesi. Mesela bizim dış pazarımız vardı. İran'a, Irak'a, Kıbrıs'a, Yunanistan'a film satılıyordu. Benim çok filmim Yunanistan'da oynadı mesela. Romanya'ya film satılıyordu. Artı, sonra bu yabancı işçiler dolayısıyla da Fransa, Almanya, Belçika, Hollanda gibi yerlere de filmler satılmaya başlandı. Bunlar değişik evrelerde olan işler. Planlı birşey değil. Arkadan 71 senesinde TV girdi. TV yaygınlaşınca sinema bir krize girdi. Sinemanın şimdiye kadar birkaç krizi var. Bütün ekonomik sistemlerde olduğu gibi. O dönemlerde TV etkisiyle bir duraklama oldu. İlk önce ticari filmlerde şarkıcı-türkücü oynattılar. Ondan sonra baktılar ki o da kesmiyor. Seks filmlerine döndüler. Ama dünyada da öyle bir akım vardı. Sadece Türkiye'de değildi. O akımın Türkiye'ye uzantısı da böyle oldu. Öyle olunca bizim piyasada da kriz başladı. Böyle şeyler bizi krize soktu. TV bir kere baltaladı sinemayı. Normal bir aileyi ekonomik olarak sinemadan çekti. Ne oldu? Evinde TV'si olan adam evinde oturup seyretmeye başladı.


Sizin sinemadan uzaklaşmanızın bu ekonomik şartların etkisi var mıydı?

Yoook! Hiç ilgisi yok.


Sinemadan tatmin edici paralar kazandınız mı?

Tabi. Sinemada çalışan herkes para kazanır. Kazanmadım diyen yalan söyler. Hepimiz para kazandık. Çok para kazandık. Yani sinema ufak bir sektör değil. Kendi içindeki pazar, o zaman için büyük bir pazardı. Senede 3-5 filmde başrol oynuyorduk. Ben biraz daha tembelim. 3-4 film yapıyordum. Ama moda olan ya da gündemde olan bazı arkadaşlar vardı. Senede 10-15 film yapıyordu. 10-15 tane film, bir aktörün hayatı boyunca yapacağı film adedi.


Sizce en önemli filminiz hangisiydi? Selvi Boylum Al Yazmalım'ın önüne geçen filmleriniz var mıydı?

Var tabi. Benim için önemli filmler de var. Selvi Boylum, Al Yazmalım çok popüler bir film, çok sağlam bir hikaye. Atıf onu sinemaya aktarırken çok güzel sinema dili kullandı. Abartısız, yapmacıksız.


TV'de sıkça yayınlanıyor eski filmleriniz. Filmlerinizi tekrar tekrar izliyor musunuz?

Yok. Ben kendi filmlerimi izlemem. Kolay kolay kendi filmlerimi izlemem. Bu Al Yazmalım filmini de, Rus konsolosu bana Rusya'dan mesaj getirdi, ondan sonra seyrettim. Yani o film Rusya'da çok beğenildi, sizi çok sevdiler. Benim oynadığım rolü oynayan bir adam var, onların ünlü bir oyuncusu. Hem sinemada oynamış, hem tiyatroda oynamış, hem TV'de oynamış. Benden daha iyi yorumladı diye mesaj getirdi bana. O dönemler politika yapıyorduk. Politikayla uğraşınca o işler biraz geride kaldı. 50'den beri politikanın içindeyim. Seviyorum politikayı. Ama şimdi sevmiyorum artık. Koşulları görüyorsunuz. Bu şartlarda politika yapılmaz. Onu diyordum, filmi ancak ondan sonra seyrettim. Öyle filmlerim var ki, ismini bile bilmiyorum. Seks filmlerinin popüler olduğu dönemlerde, dizi gibi birtakım filmler vardı. Şarkıcı türkücü filmleri. Onlarda oynadık. Çünkü başka bir gelir kaynağımız yok. Yani 2 alternatif sunuyorlar size.


Manken ve şarkıcıların oyunculuk yapmasına karşı mısınız?

Hayır değilim. Şöyle değilim. Bu dünyada da yapılıyor. Yalnız Türkiye'de yapılmıyor. Popüler olan bir mankene de, şarkıcıya da film yaptırıyorlar. Bunun içinde tutan da oluyor, tutmayan da. Frank Sinatra bir sürü film yaptı. Şarkısız film de yaptı. Oscar bile aldı. Oyuncu Oscar'ı aldı. Yani içinden çıkabilir de. Amerika'da da aynı, Türkiye'de de aynı. Ama ticaridir.

Daha alt bölümdekiler herşeyi göze aldılar, seks filmleri yaptılar. Onlar film değil tabi. Onlara ben sinema olarak bakmıyorum. O dönemde bu şarkıcı-türkücü tarzı ticari filmler vardı. Ben de oynadım. Küçük Emrah'ın babasını oynuyorum. Bilmem kimin, bilmem nesini oynuyorum. O senin ismini afişine yazıyor, sana da paranı ödüyor. Kendi yaptığı filme isim katmak için seni oynatıyor. Bu karşılıklı bir şey. Bunu yaptım pişmanım diye birşey yok, o şartlarda o da var. Benim sinemadan başka işim yok.


Sinemanın dışında hiçbirşeyle uğraşmadınız mı?

Kesinlikle uğraşmadım. Benim arkadaşlarımın %99'u sahnelerde şarkı söylediler.


Sinemadan ayrı kaldığınız dönemde film teklifleri devam etti mi?

Çok geliyor. Ama ben çalışmamayı kafama koydum. Öyle bıraktım. Ben çalışmayacağım dedim. Bitti. O aralar TV dizileri, filmler filan girdi birbirine. Girince ben yoruldum.


Sinemayla ilgili büyük hedefleriniz var mıydı? Oscar gibi?

Hırsım yok. 60'lı yıllarda yurtdışından büyük teklifler aldım. Ama gitmedim.


TV'ye nasıl bakıyorsunuz?

TV'de de çok çalıştım. Yine devam edebilirim. Ama TRT'den başka yerde çalışmak istemiyorum. Aslında hep Yeşilçam vefasız derler ya, asıl vefasız olan TRT'dir.


Sinemaya olan ilginin azalmasını neye bağlıyorsunuz?

Kültür seviyesi düştü. Sinema kültürü yerini TV kültürüne bıraktı. TV'nin ilk zamanlarında sürahi resmi gösterirlerdi. Resim saatlerce dururdu, millet öyle oturur, sürahi resmine bakardı.


Türk sinemasından kimleri beğeniyorsunuz?

Uğur Yücel iyi oyuncu. Şener Şen komik değil, komedyen. Her rolün altından kalkar. Dram da oynar. Kemal Sunal komik adamdı mesela. Yenilerden de yetenekli oyuncular var.


Devletin sinemaya bakışı nasıl?

Devletin sinemaya bakışı diye birşey yok.


Bu filmden sonra da sinemaya devam edecek misiniz?

Devam edip etmemem, sıkılmama bağlı. Sıkılmazsam devam ederim.

(Film.gen.tr)

Selvi Boylum, Al Yazmalım filmiyle Türk sinemasının unutulmaz isimleri arasında yer alan Ahmet Mekin, 15 yıl ara verdiği sinemaya "Hoşgeldin Hayat"la yeniden dönüş yapıyor. Sette görüştüğümüz oyuncu, Türk sinemasındaki değişimden, TV dünyasına; politikadan, devletin sinemaya bakışına kadar birçok konuda sorularımızı yanıtladı.  
Haber-Veri-YorumTümü »

» Mithat Bey'in Biriktirdikleri / Sedat Palut
» Karanlıktan Yalnızlığa... / Sedat Palut
» Recep İvedik Sendromu / Sedat Palut
» Dünyanın Orta Yeri Sinema / Sedat Palut
» Süt ve Yalnızlık / Sedat Palut
Sine-sohbetTümü »

» Sadık Battal: "Bazı Yönetmenleri Akıl Hastanesine Kapatmalı" / Röportaj: Nuriye Akman
» Meslek Olarak Sinema-Kurgu - Kemalettin Osmanlı ile Röportaj
» "Delisin Dediler, Asıl Film Çekmesem Delirirdim..."
» Özhan Eren: "Komplekslerimizden Sıyrılabildiğimizde İyi Filmler Yapabiliriz"
» Abdullah Sidran: "Hayata Umutla Bakmak Zorlaşıyor"
EkstraTümü »

» Küçük Arap'ın Fendi Önyargıları Yendi / Hale Sert
» Edebî Eserlerin "Filim Diline" Tercümesi / Erol Güney
» Sinema Sanatıyla İlgili Kitaplar
» Çürüyen Sinema / Susan Sontag (Çeviren: Ahmet Yurtkul)

Yorum yazabilmeniz için üye olmanız gerekiyor. Üye olmak için tıklayın.

(Üye iseniz sayfanın en üstünde sağ tarafta yer alan kısımdan giriş yapmalısınız.)


Henüz yorum yapılmamış.

Üye Girişi
Kullanıcı adı
Şifre
Beni hatırla
Şifremi unuttum!
Ücretsiz Üye Olun!
Son 10 Yorum
toplantı (10.12.2013 - 17:25)
tek söğüt (26.02.2013 - 01:08)
yok var, var var (26.02.2013 - 01:06)
Hoş bir yazı (17.08.2012 - 00:19)
beklerken (27.05.2012 - 21:07)
bir yorum (21.12.2011 - 20:20)
bir yorum (21.12.2011 - 20:13)
işte tam da böyle (18.11.2011 - 20:37)
Gitmek (18.11.2011 - 19:53)
ELİF LAM RA (28.10.2011 - 00:02)
Yorum için üye olun!