Tasfiye Dergisi'nin Mart - Nisan aylarına ait 3. sayısı "Eleştirinin Dayanılmaz Ağırlığı" adlı yazıyla başlıyor. Eleştiriye dayanamama, her şeye kötü gözle bakma ve güzel olanı işaret etmeme üzerine bir yazı bu.
Dergide ayrıca Turan Karataş ile yapılan bir sohbet yer alıyor. Mustafa Uçurum, Karataş ile taşrayı, edebiyat dergilerini ve günümüz şiirini konuşmuş. Turan Karataş çıkan dergi sayısının çokluğundan şikayet etmiyor ama bir duruma da işaret ediyor; "bu kadar dergi arasında edebiyat araştırmacılarının işi gittikçe zorlaşıyor."
Mehmet Sacit, "Köksüz ve Yetersiz" adlı yazısında edebiyatımızdaki kısır döngüye dikkat çekiyor ve birbirinin benzeri çalışmaların deveran edip durduğundan yakınıyor.
Ahmet Erkilet'in "Yetim Şiirler" adlı yazısı, edebiyatımızda baba üzerine yazılan şiirler üzerine yazılmış bir yazı. Cemal Süreya'dan Can Yücel'e, Necip Fazıl'dan Sezai Karakoç bir çok şairin baba şiiri ele alınmış.
Ahmet Örs'ün "Elifbâdan AB'ye", Mustafa Karamanoğlu'nun "Gönül Gurbet Ele Düşme", Mustafa Kıyak'ın "Hep Üşüyen Adam", M. Ali Köseoğlu'nun "Anıları Tazeleme Günlüğü", Semra Dikkaya'nın "Sevdiğim E-Mail'in Gelmez Oldu", Oğuzhan Altay'ın "Bir Kitabın Çağrıştırdıkları", Saliha Okudan'ın "Annem", Serim Düğüm'ün "Çözüm(süzlük)" çalışmaları derginin diğer yazıları.
Levent Özdemir; Nihat Genç'in "Amerikan Köpekleri" kitabından hareketle İsrail, Amerika ve Filistin üçgenini "Çimenler, Açılan İştah, Bu Savaş Niye?" adlı yazısında işlemiş.
Danişmend Yerli; yıllıklarda, dergilerden ve Ömer Seyfettin'den bahsettiği yazısında, Ömer Seyfettin'in ders kitaplarına alınmamasını; "Ömer Seyfettin vatan haini mi?" sorusuyla açıyor.
Tevfik Genç, aykırı yönetmen Ta-fu Keyiko'nun biyografisiyle dergiye katkıda bulunmuş. Fatih Bahtiyar ise "Haydi Misket Oynamaya" adlı yazısında herkesi çocukluğuna dönmeye çağırıyor.
Dergi, okuyucuyla diyalog kurma adına bu sayıda kendilerine gelen bir mektubu da yayınlamış.
Mehmet Aycı, M. Şamil Baş ve İlhan Leventoğlu derginin şairleri. Leventoğlu'nun "Harp Bitti" şiirinden bir bölüm: "ve gözlerim sulardan çekilince / saçlarımın dibinde kıpkırmızı bir leke / anlıyorum kaçmaya vakit yok / harbin bittiğini söyle"