« Anasayfa | Künye | Arşiv 17 Ağustos 2017, Perşembe
Gündem: Kültür-
Sanat
Gündem: Hayat
40i Gündem Nöbetçi Köşe
40PENCERE
İki Nokta Üst Üste
Esma Ürkmez
Matbaadan Tanıtıma Koş!

Yeşilde Durmak
Hale Sert
Kanaviçe

Olay Yeri İnceleme
Zehir Hafiye Battal Küttab
Tezekten Terazi ya da Çok "hit" Alan Hep "tıklanan" Yazı Budur!

[ Kitap -> Âlemde Ne Var? ]

Benazir Butto'nun Son Sözleri

Çeviri: Hale Sert

28.03.2008 - 09:02

Uzlaşma üzerine yazılan bir kitabın, yazarının katlinden kısa bir süre sonra basılmasından daha acıklı olabilecek çok az ironi vardır. Benazir Butto Pakistan'da 2007'de yapılacak seçimler için yürüttüğü kampanya sırasında katledildi. Sürgünde geçirdiği sekiz senenin ardından ülkesine yeni döndü, sürgün yıllarının bir kısmını 'Uzlaşma' adlı kitabı yazmaya ayırdı. Bu kitap, "bugün dünyada gün yüzüne çıkan iki farklı tarihsel çatışmayı" çözme arayışını taşıyordu. Bu çatışmalardan ilki İslam'ın kendi içinde, ikincisi ise İslam ve Batı arasındaydı. Bu çok asil ve aynı zamanda ütopik bir hedefti, Butto bu hedefe ulaşmakta hiç olmadığı kadar hırslıydı.

Butto, böyle bir misyon için biçilmiş kaftan gibiydi. Harvard ve Oxford'da eğitim aldı, Batı onun evi gibiydi ve İslami bir hükümete başkan olarak seçilen ilk kadındı (aslında 2 kez seçildi). Pakistan Halkın Partisini - Butto'nun babası tarafından kurulan partiyi - Butto devr almıştı, seçimlere giden süreçte ise Butto'nun katli sonrasında partinin başına Butto'nun eşi geçti.- Bu parti İslami partilerin pek çok kez önüne geçen ülkenin en popüler laik siyasi gücüdür.

Kitabın öne sürdüğü argümanların çoğu daha önce de tartışılmıştı. Butto İslamın daha liberal ve hoşgörülü geleneklerini savunur. İslamı kabul eden ilk insanın bir kadın olduğunu, ve Hz.Hatice'nin daha sonra Peygamberimizin hanımı olduğunu vurgular. Butto, İslam ve demokrasinin bağdaşmadığı düşüncesini 'kolaycılık ve basitleştirme' olarak algılar ve bu görüşe küçümseyerek bakar. Fakat kendisinin İslami ülkeleri tanıtması da oldukça basite indirgeyen bir tarzdadır.

Butto, Samuel Huntington'un 'Medeniyetlerin Çatışması' makalesine ve kitabına bire bir kafa tutar. Kendisini 'çatışmacı' yerine 'uzlaştırıcı' ilan eder. Hatta kendisi bir uzlaşma planı ortaya koyar. Bir çeşit İslami Marshall Planı olarak adlandırılabilecek teklife göre Körfezin petrodolarları ile Batı'nın Japonya'nın ve Çin'in zenginlikleri kullanılarak "İslam dünyasının modernleşme süreci başlatılabilir."

Butto'nun ekonomik geri kalmışlığın batı karşıtı duyguları ve radikalizmi körüklediği gözlemi yeni deği aynı şekilde Batı'nın stratejik olarak uygun gördüğü yerlerde diktatörleri desteklerken, demokrasiyi yaygınlaştırma iddialarını boş vermesi ve bu yüzden kaynaklanan suçluluk duygusunu analizi de oldukça tanıdık. Bu ikiyüzlülüğün kurbanları arasında Butto'nun bu gazetenin manşetine benzer şekilde "dünyanın en tehlikeli yeri" olarak tanımladığı kendi ülkesi de var. Butto ülkesini daha güvenli hale getirme çabaları kapsamında, kendisini karaktersiz bir askeri diktatör olarak nitelendirdiği Başbakan Pervez Müşerrefle geçen sene müzakerelerde bulundu. Butto Bu pragmatik pazarlığın kendisinin ülkesine dönmesini sağladığını savunsa da onu eleştirenlere göre bu adım demokratik sivil muhalefetin bölünmesine yol açtı.

Bu noktada, Butto'nun otobiyografisi 'Doğu'nun Kızı'nda ve bu kitapta da olduğu gibi, ortaya konulan kuvvetli ideallerle Butto'nun siyasi hayatının gerçekleri arasında bir gerilim var. Seçim kampanyası sürecindeki bir siyasi için, kendi başbakanlığı sırasındaki derin hayal kırıklığı yaratan sınırlı icraatlarının hatalarını kabul etmeyi reddetmesi belki de kaçınılmaz. Fakat bu durum, üçüncü girişiminde başarabileceklerine yönelik gayretini paylaşmamızı zorlaştırmıştır.

Butto bu üçüncü hamlesinde çok büyük bir cesaret örneği sergilemişti. Şöyle ki, kitabın ilk bölümünde Butto geçen Ekim'de kendisinin eve dönüşünün feci hikâyesini anlatır. Karaçi'de araba kortejine yapılan bombalı saldırı geride 179 ölü bırakmıştı. Hikâyesindeki en ürkütücü detay, bombalardan birisinin kalabalıkta, partisinin renklerinden oluşan bir elbise giyen bebeğin kıyafetine gizlenmiş plastik patlayıcı olduğudur.

Bombaların ne şekilde patladığı bir yana böyle bir canavarlık, Butto'nun seçim kampanyasını yürütmesinin kendi hayatını tehlikeye atacağını daha da açık hale getirmişti. Bırakın dünyayı Pakistan'ın problemlerine bile cevabı olamayabilirdi fakat herkesin hem fikir olabileceği en büyük özelliği 'cesareti'diydi.

Reconciliation: Islam, Democracy, and the West
By Benazir Bhutto /

Uzlaşma: İslam, Demokrasi ve Batı

Benazir Butto, 336sayfa.

Uzlaşma üzerine yazılan bir kitabın, yazarının katlinden kısa bir süre sonra basılmasından daha acıklı olabilecek çok az ironi vardır. Benazir Butto Pakistan'da 2007'de yapılacak seçimler için yürüttüğü kampanya sırasında katledildi. Sürgünde geçirdiği sekiz senenin ardından ülkesine yeni döndü, sürgün yıllarının bir kısmını 'Uzlaşma' adlı kitabı yazmaya ayırdı.  
Kitap MedyasıTümü »

» Edebiyatımızın Coğrafyasını Geliştiren Bir Yazar: Talip Apaydın / Seray Şahiner
» 'Yaratıcı Yazarlık' ve Buluşları / M. İlhan Atılgan
» Gazete-Dergi Okurluğu / Eser Karakaş
» Torpilli Kitap: Sokakta / Haydar Hepsev
» Bilge Karasu Okuma Kılavuzu / Gonca Özmen
"Kitap"lı SohbetlerTümü »

» Bir Kütüphanenin Serencamı ve "Yazma"ların Açılan Bahtı...
» İsmail Kara: "Türkiye'de sosyal bilimciler ilkokul düzeyinde ilmihal bilgisine bile sahip değiller!" / Röportaj: Önder Deligöz
» İletişim Yayınları Editörü Ali Artun: "Sanat hayata tekrar kök salmalı" / Röp: Barış Yıldırım
» "Surre-i Humayun'la yaşanan güzelliği yeniden yaşamak mümkün" / Röportaj: Yüsra Mesude
» İsmail Bilgin: "Safiye Hüseyin'leri Yeterince Anlatamadık"
Arşivlik HayatlarTümü »

» Asaf Hâlet Çelebi 100 Yaşında / Ömer Faruk Şerifoğlu
» Arşivcilerin Babası: Muallim Cevdet / Zeynep Berktaş

Yorum yazabilmeniz için üye olmanız gerekiyor. Üye olmak için tıklayın.

(Üye iseniz sayfanın en üstünde sağ tarafta yer alan kısımdan giriş yapmalısınız.)


Henüz yorum yapılmamış.

Üye Girişi
Kullanıcı adı
Şifre
Beni hatırla
Şifremi unuttum!
Ücretsiz Üye Olun!
Son 10 Yorum
toplantı (10.12.2013 - 17:25)
tek söğüt (26.02.2013 - 01:08)
yok var, var var (26.02.2013 - 01:06)
Hoş bir yazı (17.08.2012 - 00:19)
beklerken (27.05.2012 - 21:07)
bir yorum (21.12.2011 - 20:20)
bir yorum (21.12.2011 - 20:13)
işte tam da böyle (18.11.2011 - 20:37)
Gitmek (18.11.2011 - 19:53)
ELİF LAM RA (28.10.2011 - 00:02)
Yorum için üye olun!