Ey azizler, işbu kesikin tarihini bilmeyorum. Çün ki kaydetmemişim. Ancak taranış tarihinin 28 Eylül 2004 oluşuna bakarak mezkûr tarihe ve ondan evvelki günlere âid olduğunu söyleyebilirim.
Cerîdenin nâmı Milliyet, sahîfesi kim bilir kaç! Çün ki, ey azizler, hangi sahîfe olduğunu dahî kaydetmemişim. Gördüğünüz gibi, bir işi vaktinde usûlüne muvâfık bir tamlık ile yapmadınız mı, bir yığın eksik gedik ortaya çıkıyor ve bu eksikleri gedikleri sonradan kapatabilmek hayli zahmetli bir iş oluyor ve kişi ol zahmeti ihtiyardan istinkâf edebiliyor. Bendenizin şimdi etmekde olduğu gibi. Bu bana ders olsun ey azizler! Bundan böyle tarihini, sahîfesini kaydetmeden kesik mesik atmayayım makineye.
Bugünkü sadedimiz, ey azizler, yazımızın serlevhasından da fehmolunacağı üzre, "kelime kalabalığı"dır ve Güngör Uras'ın yazısının başlığına tüneyebilmişdir.
Gördüğünüz gibi başlık "Karakoyunlu hürriyet ve özgürlüğü anlatıyor."
İmdi ey azizler, siz bu ifadeye nazar eder iken "hürriyet" ile "özgürlük"ün iki ayrı mefhum olduğunu ve Yorgun Mayıs Kısrakları müellifi Yılmaz Karakoyunlu'nun hem hürriyeti, hem de özgürlüğü anlatdığını düşünseniz haklı olursunuz. Lâkin Güngör Uras'ın ve dahî Yılmaz Karakoyunlu'nun bu iki mefhûmu biribirinden ayrı ma'nâlarda isti'mâl etdiklerinden bendeniz emîn değilim. Bu cümle eyi bir cümle olmadı ey azizler. Çünki bendeniz, bahis mevzuu romanı okumuş değilim. Binâenaleyh, sözün ucunu Karakoyunlu'ya değdirmenin lüzûmu yok. Öyleyse bu hürriyet ve özgürlük gevezeliğinin mes'ûlü olarak sadece Güngör Uras'ı görmek iktiza eder.
Evet, suâlimiz şudur: Niyçün Güngör Uras, "hürriyet" kelimesinin akabine "ve" atıf edâtını dahî kullanarak "özgürlük" sözcüğünü ilâve etmek ihtiyâcını hissetmişdir? Aceba yazısını bir yerinde "hürriyet" ile "özgürlük" arasına bir "fark" komuşdur da ondan mı böyle etmişdir, yoksa yapdığı iş sadece bir lüzumsuzlukdan mı ibâretdir? Tuhaflığa bakınız ki ey azizler, bendeniz bu suâle cevap verebilecek vaziyetde de değilim. Çünki, Güngör Uras'ın yazısının temâmını kıraat eylemedim.
"E eee?" mi dediniz ey azizler?
Eee'si, şu ki ey azizler, ba'zan böyle tuhaflıklar da edebileceğimi göstermek istedim. Gördünüz değil mi?
Sayı: 264 - 1 Ekim 2004 Cuma
Ey azizler, işbu kesikin tarihini bilmeyorum. Çün ki kaydetmemişim.