Bugünkü kesikimiz, matbuat dünyamıza "patronsuz gazete" olmak iddiasıyla giriş yapan ve dahî logosunda "halkın gazetesi" ibaresini taşıyan Birgün gazetesinin 2 Haziran 2004 Cuma günkü nüshasının son sahîfesinden ki yirminci sahîfe olmakdadır kesilip taranmışdır.
Buyurunuz, haberi okuyunuz, doksanıncı yaşını idrâk eden Fazıl Hüsnü Dağlarca'ya uzun ömür dileyiniz. Şimdiye değin kendisine "doktora" pâyesi verilmemiş olması hakkında ister uzun, ister kısa tefekkür ediniz.
Her ne ederseniz ediniz ey azizler, lâkin sakın ola haberde arz olunan fotografinin Fazıl Hüsnü Dağlarca'ya âid olduğu, olabileceği zannına kapılmayınız. Asker menşe'li olan Dağlarca zannım odur ki sakala ve bıyığa bırakınız kendi suratında, başkalarının suratında dahî sempati ile bakmamışdır.
Birgün'ün bu sahîfesini ve bu haberi kotaran-lar her kim-ler ise-ler, küçük bir karışıklık etmiş-ler ve dahî Sayın Cengiz Bektaş'ın fotografisinin altına Fazıl Hüsnü Dağlarca yazıvermiş-lerdir. Vaziyet bundan ibaretdir ey azizler ve zannım odur ki ertesi gün, gazete işbu karışıklıkdan nâşî a) Fazıl Hüsnü Dağlarca'dan b) Cengiz Bektaş'dan c) okuyucularından özür dileyecekdir.
Olur böyle vak'alar!
Sayı: 251 - 2 Haziran 2004 Cuma
Ey azizler,Bugünkü kesikimiz, matbuat dünyamıza "patronsuz gazete" olmak iddiasıyla giriş yapan ve dahî logosunda "halkın gazetesi" ibaresini taşıyan Birgün gazetesinin 2 Haziran 2004 Cuma günkü nüshasının son sahîfesinden ki yirminci sahîfe olmakdadır kesilip taranmışdır.