Bugünkü kesikimiz bir ilâveden. İlâvenin nâmı Radikal Kitap. İşbu "haftalık ilâve" üçüncü senesinde, 152. sayısına 6 Şubat 2004 Cuma günü ermiş bulunuyor. Görmekde olduğunuz kesik, ol nüshanın altıncı sahîfesinde A. Ömer Türkeş imzâlı, "Hayatın yarısı yok" serlevhalı bir "tanıtım-tenkid" demek doğru olmaz, basbayağı bir "mehdiye"nin vitrininden kesildi.
Memleketin pospopüler, opoğlan, romromantik, azarabesk, şapşair masmacun erbâb-ı kaleminden Murathan Mungan'ın tâze romanını takdîm ve tahsîn içün kaleme sarılan A. Ömer Türkeş bu işi elhak eyi becermişdir.
Lâkin ey azizler, bendenizin nazar-ı dikkatini celb eden bir husus var ki, o da şudur: Bu Merethan oğlan, kahramanının nâmını niyçün böyle yazmışdır? Nasıl mı? Şöyle: Akhbar. Nedir bu? Ekber mi? Ahbar mı?
Yoksa yazarcık, bizden isimlerin böyle ecnebî imlâsı ile tahrîr ve dahî tahrîf edilişini sarakaya almak niyetiyle mi böyle yazmışdır? Olur mu olur! Lâkin öyle dahî olsa, umûmî tuhaflık bertaraf edilmiş olmaz. Tam aksine, biraz daha koyulaşır.
Kahramanının ismini "Akhbar" deyû yazan müellif bir İngiliz, bir Fransız, bir Alman, bir İtalyan, bir Amerikan, bir İspanyol olsa idi, bu mes'ele üzerinde bir dakîka dahî durmaz idik. Lâkin, bir Türk, tanıması îcâb eden bir "dindaş"ının ismini böyle ecnebî imlâsı ile yazmakda ise ey azizler, uzun uzun düşünmek iktizâ eder.
Aslında ey azizler, bu Murathan Mungan, şunu demiş olmakdadır: "Ey dindaşım, ben seni bir dindaş olarak tanımayorum, tanıyamayorum, benim sana bakışım bir ecnebînin bakışıdır, benim seni görüşüm bir ecnebînin görüşüdür, benim seni isimlendirişim bir ecnebînin isimlendirişidir."
Deyebilirsiniz ki ey azizler, bu eserin muhatabı "Ekber" değil ki, Türkiyeli okuyucular! Değişen fazla bir şey olmyacakdır ey azizler. O zaman yukarıdaki cümleleri şöyle değişdirin:
"Ey okurlar, benim dünyanın şurasında burasında, İran'da, Afganistan'da, Pakistan'da, Hindistan'da, Cezayir'de yaşayan dindaşlarımıza bakışım, bir ecnebînin bakışıdır, benim onları görüşüm bir ecnebînin görüşüdür, benim onları isimlendirişim bir ecnebînin isimlendirişidir."
İsim deyip geçmeyin ey azizler, hayatını ve hayata bakışını anlatacağı kimsenin ismine böylesine yabancı bakan kimesne, onun hissiyâtına ve fikriyâtına yakından ve doğruca bakabilir mi? Bakamaz.
Hâl böyle olunca ey azizler, biz dahî bu oğlana bundan böyle "Mouradkhan" deyebiliriz. Hattâ "Merethan"...
Sayı: 235 - 6 Şubat 2004 Cuma
Ey azizler,Bugünkü kesikimiz bir ilâveden. İlâvenin nâmı Radikal Kitap.