« Anasayfa | Künye | Arşiv 1 Mayıs 2026, Cuma
Gündem: Kültür-
Sanat
Gündem: Hayat
40i Gündem Nöbetçi Köşe
40PENCERE
İki Nokta Üst Üste
Esma Ürkmez
Matbaadan Tanıtıma Koş!

Yeşilde Durmak
Hale Sert
Kanaviçe

Olay Yeri İnceleme
Zehir Hafiye Battal Küttab
Tezekten Terazi ya da Çok "hit" Alan Hep "tıklanan" Yazı Budur!

[ Geçmiş Günler -> Işık Yanar ]

Öksüren İkon

01.04.2000 - 16:00

Türkiye'de eleştiri kurumunun yazarlar arasındaki varlığı ebelemece oynamakla aynı sonuçları doğuran tutumları işaret etmektedir. Ebe sizseniz ebeleyeceğiniz kimseyi iyi seçmeli ve onun ebe olması karşısında kendi konumuzu iyi belirlemelisiniz. Eğer ebelediğiniz kimsenin sizle ebeleme konusunda herhangi bir tartışmaya girmeksizin sıradan şekilde oyununu sürdürmesi karşısında bu sefer de siz yetersiz kaldığınız gibi bir düşünceyle pozisyonunuzu değiştirme ihtiyacı hissederseniz doğal olarak kendinizi ebeleme konusunda ön kabullerinizi içsel olarak sorgularken bulursunuz. Ya da çok daha rahat bir şekilde cevapsız iddialarınızın değerini yeniden ve yeniden düşünürsünüz. Eğer ebelediğiniz kimse haksız olduğunu iddia ederek oyunu terk edip televizyon izlemeye gidiyorsa o zaman bu oyunun yeterlilik ve yetersizliğini tartışmaya başlayabilirsiniz. Çekip gitmenin maliyetinin, insanın kendi geleceğinin muhasebesiyle alakalı bir konvansiyon oluşturacağının bilinciyle Türkiye'de İslamcılığın doğasına bir yaklaşımda bulunmak istiyorum. Ön kabulüm duygusal bir hareket olan İslamcılık içinde küsüp gidenler genellikle İslam'ın hayat içindeki olanaklarını genişleterek yine karşı olduğu tezleri bir anlamda geliştirmiş oluyorlar.


1.

İsmet Özel yirmi altı yıldır yazdığı siyasi yazılarını artık yazmayacağını söyleyerek bir anlamda arayışlarına son noktayı koymuş oldu. Her şeyden önemlisi bitiriş yazılarında dikkati çeken husus kendisini okuyanlara bir yazı yazmış olmaktan çok bir şeyleri tembih etmiş olmasıdır ve bunun Özel'in yazı vasıtasıyla insanlarla kurduğu bağın bir okur- yazar ilişkisinden değil de daha çok baba oğul ilişkisinden doğduğunu ve bu bağlamda ele alınması gerektiği ortaya çıkarmıştır.

Ben bir önceki yazımda Türklük-Gavurluk ilişkisine yaklaşmaya ve bu konu bağlamında Türk düşüncesindeki sürekli süreksizliğe değinmeye çalışmıştım. İslam düşüncesinin kaynaklarını ele alırken ki tutumlarda yer alan yerel kaygıların yerellik bağlamındaki tezlere en fazla direnen noktalar olarak, ele alanların karşısına çıkması bizi Türk şiirinde gelenekten en az beslenenlerin on iki eylül sonrasındaki Müslüman şairler olduğunu ve bu en az beslenme en özgün şiiri yazmayla dolaysız bir ilişki içinde olması gibi bir bilinç yarattığı gerçeğine götürür.

Özel'in Türkiye'ye biçtiği rolün büyüklüğü karşısında yer alabilecek ve ondan daha güçlü bir oluşum varsaymakla yine Türkiye'yi coğrafyanın dışındaki metinlere savurmuş ve daha da vahimi İslam düşüncesindeki yerel olmayan nirengileri gözden kaçırmıştır. Onu okuyan ve onun yazıları ve şiirleri üzerine en fazla kafa patlatanlar onun zannettiği gibi yerel kaynaklardan beslenerek İslamcı düşüncelerini inşa etmemişlerdir. 85-95 arasındaki çeviri faaliyetleriyle güçlenmiş ve genellikle yerel itirazlarını devletten ve millet şuurundan bigane kalarak zihinsel inşalarını kurmuş kitle vasıtasıyla Özel'in ünü yayılarak İslami Hareketin içinde belirginleşmiştir. Ve onu fazla sevmelerinin sebebi yazılarıyla sık sık ilişki kurdukları (batı düşüncesine değil de) batılı olmak fikriden başka bir şey değildir. Bence İsmet Özel, Müslümanların zihnindeki batılı bir Müslüman imgesiydi. Zaten batı düşüncesinden beslenebildiği ve onu İslami hareket içerisinde yayabildiği kadar bu camia içerisinde sivrilebilmiş ve 'techne'si saygınlık görmüştür. Dolayısıyla Türkiye'deki İslamcılığın evrimindeki son dönem Batıya yaklaşımın değil de batılılaşmanın yöntemiyle alakalı bir duruma dönüşmüştür ve bütün karşı çıkışların temelinde istenmeyen gidişin rahatlığı sezilebilmektedir.


2.

Haçova Zaferinde insanları zafere götüren şey Müslüman ve Kafir ayrımıdır. Ve Türklük kavramının arketipi bir Müslüman'dır. Bu bilincin o tarihte başlamış olduğunu düşünmek o zamana kadar gelen mücadeleyi gölgelemekten başka bir işe yaramamakla beraber Batının sosyal ve bilimsel dönüşümün özellikle yirminci yüzyılın sonlarına doğru aldığı mesafeyi göz ardı etmemize sebebiyet verebilir. Nitekim bu akli dönüşümden müstesna kılınan Türklerin kimler olduğunu bulabilmek ise oldukça zor görünmektedir. Bu konuda bir mesele olduğunu düşünmüyorum ama bu Müslümanlığın nitelikleri konusundaki farklılık insanların vatandaşlık hakları bağlamında kimlik tercihlerini betimlemektedir ayrıca kimliğinin farkında olan bir kitleye karşı ırki hafızası çok keskin olan bu kavramı ortaya atıp sahiplenilmesini beklemek çok şairane bir tutumdur. Bu kavramın hafızasını keskinleştiren olgular ülkenin son yirmi yılını neredeyse meşgul eden ulus devlet karşıtı hareketlilikler ile resmi ideolojinin ona biçtiği yeni çehredir.

İslami harekette şairler yüzyılını geride bıraktığımızı düşünüyorum çünkü artık Müslüman şairlerin nitelikli olanları reel siyasetten uzak kalarak olgulaşırken yine ikisini bir arada yürütmeye çalışanların çift yönlü eksiklikleri giderek belirginlik kazanmaktadır. Bu sebeple duygusal ve edebi bir hareket olan Türk İslamcılığının içerisindeki küsüp gidişler, yalnızlığa uzanmaların bir müddet daha sürebileceğini düşünüyorum.

Türkiye'de eleştiri kurumunun yazarlar arasındaki varlığı ebelemece oynamakla aynı sonuçları doğuran tutumları işaret etmektedir. Ebe sizseniz ebeleyeceğiniz kimseyi iyi seçmeli ve onun ebe olması karşısında kendi konumuzu iyi belirlemelisiniz.  
Kitap MedyasıTümü »

» Edebiyatımızın Coğrafyasını Geliştiren Bir Yazar: Talip Apaydın / Seray Şahiner
» 'Yaratıcı Yazarlık' ve Buluşları / M. İlhan Atılgan
» Gazete-Dergi Okurluğu / Eser Karakaş
» Torpilli Kitap: Sokakta / Haydar Hepsev
» Bilge Karasu Okuma Kılavuzu / Gonca Özmen
Halep&ArşınTümü »

» Hrant Dink Sonrası "Yitik Yürek" Tartışması
» "Atatürk ve Din" Tartışması
» "Tasavvuf Neşriyatı" Tartışması
» Paramparça Entelektüeller ve Fikirler: "İmparatorluğun Çöküş Döneminde Osmanlı Ermenileri" Başlıklı Ertelenen Konferans Sonrasında Türk Entelijansiyası
» "Bir Zamanlar Bir İsmet Özel Vardı..." Tartışması
Arşivlik HayatlarTümü »

» Asaf Hâlet Çelebi 100 Yaşında / Ömer Faruk Şerifoğlu
» Arşivcilerin Babası: Muallim Cevdet / Zeynep Berktaş

Yorum yazabilmeniz için üye olmanız gerekiyor. Üye olmak için tıklayın.

(Üye iseniz sayfanın en üstünde sağ tarafta yer alan kısımdan giriş yapmalısınız.)


Henüz yorum yapılmamış.

Üye Girişi
Kullanıcı adı
Şifre
Beni hatırla
Şifremi unuttum!
Ücretsiz Üye Olun!
Son 10 Yorum
Dostluk Güneşi (29.10.2021 - 11:34)
toplantı (10.12.2013 - 17:25)
tek söğüt (26.02.2013 - 01:08)
yok var, var var (26.02.2013 - 01:06)
Hoş bir yazı (17.08.2012 - 00:19)
beklerken (27.05.2012 - 21:07)
bir yorum (21.12.2011 - 20:20)
bir yorum (21.12.2011 - 20:13)
işte tam da böyle (18.11.2011 - 20:37)
Gitmek (18.11.2011 - 19:53)
Yorum için üye olun!