Bugünkü kesikimiz 3 Temmuz 2003 târihli cerîde-i Zaman'ın Yorum serlevhalı sahîfesinin iki yorumundan biri olan "Akademisyenlere yabancı dil eziyeti" başlıklı yazının âhırinden ahzolunmuşdur. Yazının müellifi Hüseyin Toros ÜDS nâmı verilen Üniversite Dil Sınavları'nın hem şekline, hem muhtevâsına gaayet yerinde tenkidler tevcîh ediyor; acıklı imtihân hikâyeleri naklediyor.
Lâkin, ey azizler, sûretini görmekde olduğunuz kısımlarda işin endâzesini kaçırdığı gibi, müdâfii bulunduğu Türkçenin güzelliğini de haleldâr eyleyor.
İlk cümlede "geçerken", ile "gezdirirken"in böyle üst üste gelişi hiç de hoş olmamış, değil mi?
Vak'anın tahkiye tarzında da bir tuhaflık var sanki. Doktor beyin "bir arkadaş" dediği zâtın 3 yaşındaki çocuğu pazıl'ı (puzzle) bilsin de "baba arkadaş" bilmesin ve "Kızım pazıl ne?" deyû sü'âl eylesin! Vak'anın nakledilişinden bu zâtın çocuğuna "pazıl" yerine "yapboz" demeyi öğretmek niyetinde olduğunu çıkarabilse idik şâyed, burada bir "tuhaflık" görmeyecek idik.
"Ülkemizde yabancı dil ile yapılan eğitim vatana ihanet değil de nedir?" cümlesi de zannım odur ki, "Ülkemizde yabancı dil ile eğitim yapmak vatana ihanet değil de nedir?" şeklinde düşünülmüş, lâkin, dikkatsizlikden nâşî, düşünüldüğü gibi ifâde olunamamışdır. Ayrıca, ey azizler, bu "vatana ihanet" lâfının öyle her mevzû'da ulu orta isti'mâlinin can sıkıcı bir şey olduğu âşikârdır. Ve bir de ey azizler, memleketimizde eğitim hususunda "ihanet" torbasına sokulabilecek hususları Türkçe tedris olunan müfredât içinde ziyâdesiyle bulmak mümkindir.
Doktor Hüseyin Toros bey, bunlar kadar ağır olmasa da, bir dikkatsizlik daha etmiş, "2050'lerde" yerine "2050'lilerde" yazabilmiş.
Ne mutlu güzel Türkçemizi güzel kullananlara!
Sayı: 195 - 4 Temmuz 2003 Cuma
Ey azizler,Bugünkü kesikimiz 3 Temmuz 2003 târihli cerîde-i Zaman'ın Yorum serlevhalı sahîfesinin iki yorumundan biri olan "Akademisyenlere yabancı dil eziyeti" başlıklı yazının âhırinden ahzolunmuşdur. Yazının müellifi Hüseyin Toros ÜDS nâmı verilen Üniversite Dil Sınavları'nın hem şekline, hem muhtevâsına gaayet yerinde tenkidler tevcîh ediyor; acıklı imtihân hikâyeleri naklediyor.