Ey azizler, bugünkü kesikimiz bir kitabın 115. sahîfesinden ahzolunmuşdur.
Kitâbın nâmı "Cesur Çocuklar" olup müellifi Peyami Safa yahud Server Bedî'dir. Server Bedî parantez içine alınmışdır. Demek ki, Peyami Safa unvanı, Server Bedî'in önüne geçmişdir.
Damla Yayınevi, Çocuk-Gençlik Klâsikleri, Peyami Safa (Server Bedî) dizisinde neşrolunan kitab, 2001 senesinde İstanbul'da tab'olunmuşdur ve dizinin editörü Mehmet Doğru'dur.
Mehmet Doğru işbu hikâyeleri bizzat kendisi mi derleyip bir araya getirmişdir, yoksa birileri bulmuş, okumuş, yazmış da o, bir nevi kontrolörlük mü eylemişdir, bilmeyorum. Bilemem de. Lâkin, şu kadarını tahmîn edebilirim: Peyami Safâ'nın işbu kitabda ve dizinin öteki kitablarında yer alan âsârı, birtakım gazete ve mecmû'aların sahîfelerinde eski harflerimizle neşrolunmuş ve unutulmuş iken, seneler sonra şimdi kitab kılığına girmekdedir. Bu sevinilecek bir vaz'iyyetdir. Lâkin, sevinilmeyecek, bilakis üzülünecek şeyler de vukû' bulmakdadır.
Bendeniz, ey azizler, işbu kitabı kızım içün almış idim. Lâkin, ona götürmeden oğluma rastladım. Dedim ki, oğlum, bu kitâbın ilk hikâyesini oku!. Açıp baktı ve baba dedi, o hikâye 30 sayfa! ("sahîfe" demeği bilmez kendisi!) Böylece, o uzun hikâyeyi okumağa fırsatı-vakti olmadığını ihsâs etdi. Peki, öyleyse dokuzuncu hikâyeyi oku! dedim. Sayıp buldu dokuzuncu hikâyeyi. O kaç sayfa diye sordum. (Çocuklarla anlayacakları dilden mi konuşmalı, bilmem ki!) Beş sayfa, dedi. Oku, dedim. Okudu.
Peki "iğ" ne imiş, "iğci" ne imiş? deyû süâl etdiğimde, bir çeşit mil, onunla örgü örülür, dedi. İğci de onu satan kişi, dedi. Pek kızdım. Evlâdım, sen okuduğunu anlamaz mısın? deyü köpürdüm. Bak baba bak, öyle yazıyor, dedi. Baktım hakîkaten öyle yazıyor. "zembil"i "zambil" şeklinde yanlış yazmaları dikkatsizliğe hamledilebilir amma bu "pamuk örmek için iğ" ibâresi neyin nesidir?
Benim bildiğim "iğ" ile pamuk yün "örülmez" eğirilir" yahud "eğrilir", ya'nî iplik hâline getirilir. Ol ipliği örmek içün "mil" yahud "tığ" isti'mâl olunur. Benim bildiğimi Peyami Server Safa Bedî bilmez olur mu? Elbette bilir. Peki, bu nedir?
Bu şu olabilir ey azizler: Bu hikâyeyi yeni harflere akdaran vatandaş "eğirmek"i "örmek" şeklinde yanlış okumuş olabilir yahud ol zamanın mürettibi kelimeyi yanlış dizmiş olabilir. Her iki ihtimâl de acıdır, acıtıcıdır. Ve editörden redaktörden beklenen böyle kötülüklere mâni' olmakdır. Evlâdımıza iği iğneyi, tığı mili yanlış öğretmeklik afvolunur kabâhat olmasa gerek!
Allah sonumuzu hayreylesin. Âmîn!
Sayı: 175 - 4 Nisan 2003 Cuma
Ey azizler, bugünkü kesikimiz bir kitabın 115. sahîfesinden ahzolunmuşdur.