Bugün sizlere arz eylediğim kesik, mecmû'a-i irfan beyninde kendine mahsus bir yeri doldurmakda olan Aylık Kültür Dergisi Kılavuz'un 12 nümerolu Mart 2004 nüshasının haberlere ayırılan sahîfelerinden birinden olan beşinci sahîfenin sol sütûnunun alt kısmından kesilip taranmışdır.
Görmekde olduğunuz gibi bir sergi haberidir bu. İşbu habere ve benzerlerine nazar eder iken ey azizler, memleketimizde resim san'atı nâmına bir nice fa'âliyet icrâ olunur, dürlü çeşitli sergiler küşâd u ziyâret olunur, müzâyede salonları dolup boşalur iken vatandaşlarımızın kahir ekseriyetinin -ki bendeniz dahî onlar arasında bulunmakdayımdır- günleri de, gönülleri de bu fa'âliyâtdan bî-haber geçüp gitmekdedir. Bu alâkasızlık nedür ey azizler? İktisâdiyâtımız resim satın almaklığa elverecek genişliğe erer ise bir gün bu soğukluk harârete inkılâb eder mi dersiniz? Yoğsa işin içinde iktisâdiyatdan daha evvel ve ehem olmak üzere irfânî mâni'alar mı mevcuddur? Bütün bu hususat teemmüle ve tefekküre muhtâc hususatdan olmalıdır. Lâkin hani ehl-i teemmül ve tefekkür?
Her ne ise ey azizler, bu mühim girizgâhdan sonra kesikimizin sebeb-i ahz ü arzına gelelim.
Mes'ele şudur ey azizler: Bendeniz bir belediye otobüsünde hâne-i fakîrâneye müteveccihen seyrân eder iken işbu haberin birinci cümlesini okumuş bulundum ve okur okumaz yanlış okumuşluğumu derk eyledim. Azıcık dikkat eyleyince niyçün yanlış okuduğumu fehm eyledim. Meğer cümlede bir virgül kullanılmış olması yüzünden yanlış okumuş ve binâenaleyh yanlış anlamışım. Eğer o virgül orada değil de, "dünya" kelimesinden -ki cümlenin öznesi durumundadır- sonra konulmuş olaydı yahud orada ikinci bir virgül bulunaydı yanlış okumaz ve doğru okumak üzere ikinci def'a yekinmez idim.
"Biz göremesek de, dünya üzerindeki her şeyle bir bütün aslında." cümlesini ilk kırâ'atimde zihnimden şöyle bir sü'âl geçiverdi: Acebâ, bu cümle "Biz göremesek de, dünya üzerindeki her şeyle bir bütünüz aslında." olacakdı da bir tertîb ve / veyahud tashîh hatasına kurban gidüp bu hâlde mi neşrolundu?
Şimdi ey azizler, biliyorum, ba'zılarınızın zihninden şöyle bir cümle geçmişdir: Dünya, üzerindekilerle bir bütün olmakla kalmamakda, evveliyle âhiriyle, zâhiriyle bâtınıyla, mâzîsiyle istikbâliyle ve dahî ukbâsıyla bir bütündür. Öyledir ey azizler, öyledir. Vahdet her bir şeyi -biz göremesek de- sarmış sarmalamışdır. Huuuu...
Sayı: 244 - 9 Nisan 2004 Cuma
Ey azizler,Bugün sizlere arz eylediğim kesik, mecmû'a-i irfan beyninde kendine mahsus bir yeri doldurmakda olan Aylık Kültür Dergisi Kılavuz'un 12 nümerolu Mart 2004 nüshasının haberlere ayırılan sahîfelerinden birinden olan beşinci sahîfenin sol sütûnunun alt kısmından kesilip taranmışdır.Görmekde olduğunuz gibi bir sergi haberidir bu.