Yiğit Bulut, cerîde-i Radikal'in Ekonomi sahîfesindeki köşesinde at koşturan bir yiğit. Az biraz kurt bakışlı, yakışıklı bir delikanlı.
Sûretini siz dahî temâşâ edesiniz deyû 1 Ocak 2004 târihli dökdürüsünün altını cızdığım satırlarını katlayıp sûretine yakınlaşdırdım, öylece taradım. Arz etdiğim kesikdeki cümleler arasında kopukluğun sebebi budur ey azizler.
İmdi bu Yiğit oğlan, az çok tahmîn edebileceğimiz esbâba binâ'en memleketimizin hemen her mektebinin bağçesinde bulunan büstlerin -sıkı durun!- ağlamağa başladıklarını görmüş düşünde. Görür mü, görür. Kimsenin hayâline rü'yâsına, kalemine kelâmına hadd ü pâyân getirecek değiliz. Lâkin, anlamadığımız birkaç husus vardır; onları beyân etmekden nefsimizi men' edemedik ey azizler.
Ol hususlardan birincisi şudur, ey azizler:
Büst, "göğüs" ma'nâsını müfîd İtalyanca "busto" kelimesinden Fransızcaya ve oradan da lisânımıza girmiş bir kelime olup "Bir kişinin baş dahil vücûdunun üst bölümünü gösteren heykel" demekdir. Ve memleketimizdeki büstler arasında "eli kolu" olana bendeniz henüz tesâdüf etmemişimdir. Hâl böyleyken ey azizler, bu Yiğit oğlan nasıl olup da okulun bahçesindeki büstün "eliyle bir şeyler anlatmaya çalış"masından bahsedebilmekdedir? Diyebilirsiniz ki, ey azizler, bu nihayet bir rüya ve rüyada görülen büstün belki de eli vardır. Hakikat fikrinin, realiteye mutabakat endîşesinin rü'ya tarîkiyle de olsa çiğnenmesinden rencîde olduğumu saklayacak değilim, ey azizler.
Sonra, ey azizler, "oynamayan dudaklarıyla sanki modern Türkiye'yi tasvir eden büst" niyçün ağlasın ki? Hani "şikâyet eden" filân dense anlayacağım. Lâkin "tasvir ediyor" imiş. Yiğit oğlan öyle yazıyor.
Yiğit oğlan yazısının sonlarına doğru, televizyon haberlerinde "ülke genelindeki bütün büstlerin gözünden, hem de -sıkı durun!- saat "09:05'te" yaşlar gelmeye başladı"ğının, duyurulduğunu da yazmış. Ya'nî sanki "ülke genelinde" ve "okul bahçelerinde" "büstler" var ve "sadece onların gözü yaşlı". Bu Yiğit oğlan nice meydandaki onca "heykel"i, kimi atlı, kimi yaya, kimi fraklı, kimi üniformalı, kimi kasketli, kimi kalpaklı, kimi kılıçlı, kimi bastonlu onca heykeli niyçün bir dürlü hatırlayamadı, niyçün onların dahî gözlerinden yaş geldiğini rüyasına getiremedi, anlayamadım, ey azizler.
Âferin Yiğit, inandık sana. Lâkin "büst"ün ma'nâsını bilmemeni ya da çiğnemeni, hele onca heykeli ihmâl etmeni biz affetsek bile gözü yaşlı büstlerin sahibi affetmeyebilir!
Yiğit oğlan! "İyi uykular Türkiyem..." diyebilen birinin "uyanık" olması gerekmez mi? Uyanman için başından aşağı su mu dökelim, Yiğit?
Sayı: 230 - 2 Ocak 2004 Cuma
Ey azizler,Yiğit Bulut, cerîde-i Radikal'in Ekonomi sahîfesindeki köşesinde at koşturan bir yiğit. Az biraz kurt bakışlı, yakışıklı bir delikanlı.