Bugünkü kesikimiz cerîde-i Milliyet'in 19 Eylül 2003 Cum'a günkü nüshasının altıncı sahîfesinin sol üst cânibinde mevzi'lenen Eko/Gündem kûşesinden olup muharriresi Meral Tamer'dir.
Herhalde yüksek yüksek tahsîller görmüş olan Meral Tamer'in daha ilk mektebde kendisine öğretilen bir bilgiyi unutmuş olduğu anlaşılıyor.
O bilgi şudur ey azizler:
Türkçede kelimelerin âhirinde B, C, D, G yumuşak sessizler bulunmaz. Bulunması îcâb eder ise B P'ye, C Ç'ye D T'ye G' K'ye dönüşür. Bu kaa'ide mûcibince kitab > kitap, ihtiyac > ihtiyaç, derd > dert, reng > renk olmuşdur.
Lâkin bu kaa'idenin dahî her kaa'ide gibi istisnâları mevcûd olup ma'nâları birbirine karışmak tehlükesi bulunan ba'zı kelimelerde yumuşak sessizler muhâfaza olunur.
Meselâ:
Od: Ateş
Ot: Bitki
Ad: İsim
At: Ol mübârek hayvan
Sac: Madenî ince levha
Saç: Başta biten kıllar
Vee ey azizler:
Hac: Mübârek mekânları ziyaret, İslâm'ın beş emrinden biri
Haç: İstavroz.
İmdi ey azizler, bu Meral Tamer kızcağız, "hac" yerine "haç" demekle bile iktifâ etmeyüp "Haç" demekdedir. Hâlbuki yazısının içinde "Roma'ya giderek Vatikan'da Hacı olmuş" gibi bir cümle de var. Ya'nî "hacı"nın "haç" ile alâkası bulunmadığını nasıl göremeyor, anlayamadım. Pek şaşdım ey azizler. Ayrıca hangi ma'nâsıyla olur ise olsun, "hacc"ın ve dahî "hacı"nın has isimmiş gibi böyük harf ile başlamasının lüzûmu var mıdır? Yokdur. Meselâ Hacı Ârif Bey gibi bir zâtın ism-i mahsûsu olsa ne ise.
İlk mekteb müfredâtının dahî câhili olan kimesnelerin böyle köşeli yazar olmak bahtiyarlığına erdikleri başka bir memleket var mıdır acebâ ey azizler şu yeryüzünde?
Sayı: 214 - 19 Eylül 2003 Cuma
Ey azizler,Bugünkü kesikimiz cerîde-i Milliyet'in 19 Eylül 2003 Cum'a günkü nüshasının altıncı sahîfesinin sol üst cânibinde mevzi'lenen Eko/Gündem kûşesinden olup muharriresi Meral Tamer'dir.Herhalde yüksek yüksek tahsîller görmüş olan Meral Tamer'in daha ilk mektebde kendisine öğretilen bir bilgiyi unutmuş olduğu anlaşılıyor.