Tür: Dram / Gerilim Gösterim Tarihi: 9 Eylül 2005 Yönetmen: Wes Craven Senaryo: Carl Ellsworth Görüntü Yönetmeni: Robert D. Yeoman Müzik: Marco Beltrami Yapım: 2005, ABD , 85 dk. Oyuncular: Rachel McAdams, Cillian Murphy, Brian Cox, Brittany Oaks, Amber Mead, Kyle Gallner, Jayma Mays.
Dreyer gibi, Welles gibi bazı usta yönetmenler her filmini ayrı bir anlatım biçimiyle çekebilirler fakat Craven bu tarzı benimsemiş/sindirmiş/kanıtlamış bir yönetmen değil, bu sebeple Craven'in filmde en başarılı olduğu yer, evdeki gerilimli kovalamaca sahneleri. Bir de değinmeden geçmeyelim, bir şeylerin ters gideceğine dair sinyaller veren uçağın havalimanından kalkışı bir insanı ancak bu kadar gerebilirdi. Bunun dışında bu filmi, bir Craven filmi yapan hiçbir şey yok. Filmde kendisine suikast yapılmak istenen Keefe'yi canlandıran Jack Scalia'nın B-tipi bağımsız sinema filmlerinden hiçbir farkı olmayan senaryosuyla, Gece Uçuşu unutulmaya mahkum olacağa benziyor.
Sanırım en sağlıklısı çok şey beklememek. Mizahı da eğreti duran Gece Uçuşu, kapalı alan malzemesini de yeterince değerlendiremiyor. Ama evde pineklerken televizyonda karşınıza çıkan herhangi bir filme yaklaştığınız gibi yaklaşırsanız, gayet iyi vakit geçirmeniz olası. Özellikle de uçaktan indikten sonraki final sekanslarında.
Bir televizyon filminden fazlasını beklemediğiniz sürece, gayet iyi vakit geçirebileceğiniz bir gerilim filmi Gece Uçuşu. Sanırım en büyük işlevi, Amerika'da çok sevilen Rachel McAdams'ın ve 28 Gün Sonra'dan (28 Days Later) beri gündemimizde olan Cillian Murphy'nin kariyerlerini beslemek. Özellikle Murphy için, '60lı yıllarda İrlanda'da yaşayan bir travestiyi canlandırdığı yeni Neil Jordan filmi Breakfast On Pluto ile adının olası Oscar adayları arasında anıldığı şu günlerde, görünürlüğünü artırmak açısından oldukça yerinde bir araç olduğu kesin.
Ey Amerikalılar! Her birinizin içinde bir kahraman yatıyor, çıkarın onu dışarı! ABD'de "Gece Uçuşu"nun hayli iş yapmasının temel nedeni yönetmenin Wes Craven olması değil, bu mesajı vermesidir herhalde. Craven adı, sinema tarihinin en popüler korku filmi dizileriyle özdeşleşse de bu kez gerilim filmdeki neo-con (Yeni muhafazakarlar) mesajı sezmekten kaynaklanıyor! Kahramanımız Lisa, anneannesini toprağa verdikten sonra Miami'ye dönmek için uçağa binmek üzere. Yolcular uykusuz kalıp sabahın köründe alana indikleri için "kırmızı göz" denen uçuşa bilet almış. Bir de fırtına yüzünden uçak rötar yapıyor. Bu hengamede Lisa ile Jackson rastlaşıp duruyor. Uçağı beklerken barda birkaç içki içiyorlar, bir de uçakta yan yana koltuklara düşünce romans, kıvamına geliyor... Oysa bu bir gerilim filmi ve ortada esas oğlan yok!
Uçaktaki yol arkadaşı suikastçı çıkan gece yolcusu neler yapar?..