Tür: Aksiyon / Gerilim / Bilim Kurgu Gösterim Tarihi: 2 Eylül 2005 Yönetmen: Michael Bay Senaryo: Alex Kurtzman, Roberto Orci , Caspian Tredwell-Owen Görüntü Yönetmeni: Mauro Fiore Müzik: Steve Jablonsky Yapım: 2005, ABD , 136 dk. Oyuncular: Ewan McGregor, Scarlett Johansson, Djimon Hounsou, Steve Buscemi, Sean Bean, Michael Clarke Duncan
Nihal Bengisu Karaca / Zaman Gazetesi, 7 Eylül 2005
Armageddon, The Rock, Pearl Harbour gibi aksiyon filmleriyle türün üstadı haline gelmiş olan Michael Bay, şaşırtıcı dinginlikte bir ilk yarı ile 'diğer' cevherlerini sergiliyor; ikinci yarıda ise hızlı takip sahnelerine imza atıyor. Kubrick-Spielberg ortak yapımı AI (Y apay Zeka)da ortaya çıkan 'kotarılmış insanımsı yaratılmış insana dönüşürse' fikrinden yola çıkarak 'klonlara beş vakit namaz farz mıdır?'a kadar gidecek başka bir fantezinin uçlarına elektrik veriyor film, hatta 'adam ölsün klonu yaşasın' türünden tercihlere zorluyor bizi. Tıpkı I. Robot (Ben Robot)'ta olduğu gibi klonun (robotun) insandan, doğarak var olan insandan daha 'şahsiyetli' olması gibi kontrastla yüzleştiriyor seyirciyi. Öte yandan bilimkurgu sevenlerin ilgisiz kalamayacağı bu aksiyon aynı zamanda beklenmedik çıkışlarla sanalda ya da gerçekte, gelecekte ya da şimdi, hayatlarımızı 'sonsuza kadar yaşamak' ya da diğer başka 'iddialara' adanmış kimi muktedirlerin 'meydan okuma' süreçlerine hizmet eden 'yedek parçalar'dan başka bir şey olmadığımız zehabını uyandıran göndermeler içeriyor. Bu büyüklenmeye ancak vakti zamanında diğerlerinden daha az insan sayılmış kölelerin geç de olsa 'dank' edecek tarih ve adalet bilgisinin desteği ile başkaldırılabileceğini söylüyor. Son derece popülist yollarla da olsa, söyledikleri, kurgusal hayatımızda bilimsel bir gerçeğe tekabül ediyor.
Uğur Vardan / Radikal Gazetesi, 2 Eylül 2005
Michael Bay'in defterinde aksiyon kendini göstermek için çok beklemez. Lakin 'Ada'nın farklılığı işte burada. Film, yaklaşık 40-45 dakika o çok tanıdık dis(ü)topya geleneğinin bilinen adımlarında ilerliyor. Karakterler, varoluşlarını sorguluyor, olup biteni zihinlerinde tartıyor ve en nihayetinde eylem için karar veriyorlar. Sonrası? İşte sonrasında Bay'in bilinen üslubu devreye giriyor. Her yerde, her şeyde aksiyon, hem de katıksız cinsinden. Koca bir gökdelende, devasa bir şirket logosunun üzerinde hayatta kalmak için uğraşabilirsiniz. Ya da tıpkı 'Matrix Reloaded'da olduğu gibi bir otoyolda, TIR'ın üzerinde, arkadan gelenlerin üzerine ağır kütleler (burada nesne olarak dev su boruları kullanılıyor) yollayabilir, trafiği birbirine katabilirsiniz. Üstelik zaman 2019 olduğu için de havada uçuşan motosikletlerle takip sahnelerine soyunabilirsiniz.
Böylesine ilginç, çelişkili, tartışmalı, önemli, üstüne üstlük güncel bir konuyu bu kadarla bırakıp; ahlaki, yasal boyutu, bir klonla ona hayat veren kişinin yüzleşmesinden doğan dramatik durumu elinin tersiyle iten yönetmen ise Michael Bay! "Pearl Harbor"a imza attığı için "Ada"yı da yakın geleceğin uçan motosiklet vb. araçlarıyla süslü takip ağırlıklı bir aksiyon filmi olarak sunmasına şaşmamalı. Her ne kadar ustaca gerçekleştirilmiş de olsa, aksiyon sahneleri çıkarılınca film niteliğinden bir şey yitirmiyor. Belki de filmin bu hali eğlence arayan oğlan çocuklarına tavsiye edilip aksiyondan arındırılmış bir versiyonu yetişkinler için ayrıca gösterilse daha hayırlı olurdu.
"Ada"yı konusu dışında yapım tasarımı, sanat yönetimi ve oyuncu seçimi de ayrıca cazip kılıyor. Ewan McGregor, Sean Bean, Steve Buscemi ve Djimon Hounsou çok iyi performanslar veriyor. Scarlett Johansson'a "aksiyon sarışını" rolünde doğrusu yazık olmuş.
Dinlerin ödül ve ceza sistemini referans alan ve "kendini tanrı olarak gören" Dr. Merrick tarafından yönetilen bir klon fabrikasındaki "insanların" tüm hayali "cennet" gibi bir yer olan adaya gidebilmek için yapılan çekilişi kazanabilmektir. Lincoln (Yeni Dünya'nın kurucusu Abraham Lincoln'e atıf!) tüyler ürpertici gerçeği ufak bir tesadüfle keşfedince -ki Neo gibi dışarıdan yardım alamamıştır- kovalamaca başlar. Bu noktadan itibaren film, düşünsel gövdeyi bir kenara bırakıp teknolojiye dayalı uzuvlarıyla hareket etmeye başlıyor ve finale kadar da öyle gidiyor. Hâl böyle olunca da, tüm filmin sanatsal değeri, doktorun ofisindeki duvarda asılı duran "Femme Assise"nin yarısı kadar bile etmemiş oluyor.
Sürdürülebilir bir hayranlık yaratmayan güzel aksiyonlara iyi bir örnek teşkil eden Ada; yeterli düzeyde oyunculuk ve görkemli takip sahneleri içeren farklı bir bilim kurgu. Tutarlılık, nedensellik, amaç gibi metne dayalı özellikleri dert etmeyenleri tatmin edebilecek klasik bir Michael Bay filmi...
Bazı yönetmenler elindekiyle yetinmeyi bilmeli belki de. Ada, birçok açıdan Michael Bay'in Kaya'dan (The Rock) beri yaptığı en iyi iş. Ama bunun başlıca sebebi, yönetmenin zanaatkar olarak becerileri. Bu filmin en başarılı kısımları aksiyon sekansları. Özellikle otobandaki takip sekansı gerçekten dört dörtlük bir adrenalin pompası. Michael Bay'in yetinmeyi öğrenmesi gereken şey de bu herhalde: bir aksiyon filmi yönetmeni olmak.
Lincoln, 21. yüzyılın ortasında ütopik gibi görünen ama varolan bir toplumda yaşamaktadır. Kendisi gibi tüm insanların amacı, ada için seçilen özel grubun içine girebilmektir...