|
[ Haberler -> Sinema Haberleri ] "SineTek Avrupa" 3. Yılında 03.01.2005 - 22:47 Ankara Sinema Kültürü Derneği tarafından, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Aras Kargo ve Radyo ODTÜ'nün desteğiyle gerçekleştirilen "SineTek Avrupa" film gösterimleri üçüncü yılına girdi. Avrupa'nın bir çok ülkesinden genç ve usta yönetmenlerin çeşitli filmlerinin yer aldığı etkinlikte yıl boyunca 52 uzun film sinemaseverlerle buluşuyor. Etkinlik, bugüne kadar gösterilen 110'un üzerinde filmle birlikte ülkemizin sürekli, nitelikli ve yıla yayılmış tek film festivali olma özelliğini sürdürüyor. Etkinlik kapsamında her Perşembe saat 19.30'da Ankara Ankapol Sineması'nda nitelikli bir Avrupa filmi sinemaseverlerle buluşuyor. Bütün filmlerin Türkçe altyazılı olarak gösterildiği etkinlikte bu ay da birbirinden güzel ve iddialı filmler sinefilleri bekliyor.
2 Klasik + 1 Yepyeni Film
Bu ayki programda dünya sinemasının iki usta yönetmeninden birer klasik film ve yetenekli bir yönetmenin yepyeni bir filmi programda yer alıyor
6 Ocak Perşembe günü saat 19.30'da gösterilecek olan "Kardeşi" Dünya ve Avrupa turuna devam eden 2003 yapımı iddialı bir film. Yetenekli Fransız yönetmen Patrice Chéreau'nun son filmi "Kardeşi" bedenin çöküşü, yüzler ve iki kardeş arasındaki zorlama sohbetler üzerine bir film. Yönetmenin bir önceki filmi "Mahremiyet"de sevgililerin birbirlerine duydukları arzunun, bu kez yerini iki kardeşin yüzleşmesine bıraktığı, hazların yerini fiziksel acının aldığı görülüyor. Geçtiğimiz yıl Berlin Film Festivali'nde seyircinin yüreğini burkarak da olsa En İyi Yönetmen ödülünü kazanan ve bu yıl İstanbul Film Festivali'nde de gösterilen film, Avrupa'nın hemen her ülkesinde gösterime girmiş çarpıcı bir yapım.
13 Ocak Perşembe günü ise usta Fransız yönetmen René Clair imzasını yaşayan klasik bir film yer alıyor: Hileli Aşk. Film yapımına 1920'li yıllarda gerçeküstücü denemelerle başlayan, kentsoylu saygınlığıyla alay eden, çok zekice kurulmuş esprili filmleriyle 1930'lu yıllarda Renoir ve Carné'yle birlikte en iyi Fransız yönetmenleri arasında sayılan René Clair, savaştan sonra, önceki "deli dolu" filmleri yerine daha "ağırbaşlı" filmler yapmaya başlamıştı. İlk renkli filmi olan "Hileli Aşk"; çok esprili, zekice konuşmalara dayalı, başarılı renk kullanımı yanında oyuncularıyla da dikkati çeken çok zarif bir filmdir. Fransız sinemasının eski iyi oyuncularıyla (yakışıklı çapkın Gérard Philipe; zarif, şık, çekici Michele Morgan ve Jean Desailly; kendi de bir yönetmen olan Yves Robert; yeni yeni ünlenmeye başlayan Brigitte Bardot ile Magali Noel) tam bir Fransız duyarlığını yansıtan film Paris'te gösterildiğinde büyük yankı uyandırmıştı.
Ocak ayının son perşembesi ise, sadece Avrupa'nın değil Dünya sinemasının belki de en önemli yönetmenlerinden Luis Buñuel'in başyapıt niteliğindeki filmlerinden "Viridiana" yer alıyor. Film ihanete uğramış bir kızın yitirilmiş masumiyetinin öyküsünü anlatıyor. Buñuel, 1932 yılında İspanya'da çektiği "Ekmeksiz Toprak"tan sonra uzun yıllar sürgün yaşamış ve ülkesinde film çekmesine izin verilmemişti. Artan uluslararası şöhreti ve kamuoyu baskısı yüzünden İspanyol yetkililer "Viridiana"yı ülkesinde çekmesine izin vermişlerdi. Filmin senaryosu birkaç değişiklikle sansürden geçti ama tamamlanan film İspanya'da hemen yasaklandı. Ancak 1961 yılında yetkililerden habersiz olarak İspanya adına Cannes'da Altın Palmiye'yi kazanınca filme tepkiler daha da arttı. Olay o kadar gürültü kopardı ki, Franco bile filmi izledi. Filmde kınanacak bir şey görememesine rağmen yine de sansürün kararını gözden geçirmedi ve film yasaklanmış olarak kaldı. |