Bugünkü kesikimiz cerîde-i Zaman'ın 10 Haziran 2004 Pençşenbe günkü nüshasının on yedinci sahîfesinde menşûr M. Nedim Hazar Beyefendi'nin yazısının baş kısmından kesilip taranmışdır.
M. Nedim Hazar beyefendi, hatırladığım kadarıyle san'at ile ve bu cümleden olmak üzere meselâ sinema ile alâkadar bir zât-ı muhteremdir. Esâsen san'at şahsî ve muhteremdir. İşbu kazıyye memleketimizde dahî Fecr-i Âtî Beyannâmesinden beri kazıyye-i müselleme meyânına dâhil olmuş olmalıdır. Lâkin böyle olmuş mudur, olmamış mıdır, bilemeyorum. Bilememekliğimi ma'zûr göreceğinizi ümîd ve temennî ederim.
Lâkin, ey azizler, insanın ümidi her zaman tahakkuk etmeyor. Meselâ, bendeniz, Nedim Hazar Beyefendi'den işbu yazısında tesâdüf eylemekden nâşî hayretlere ve teessüflere gark olduğum kusurları hiç mi hiç beklemez idim. Ya'nî san'ata âşinâ biri olması hasebiyle onun daha sağlam ve gözel cümleler kuracağını umar idim.
Belki sizin dahî gözünüze çarpmış yahud kulağınıza çalınmış veyahud hem gözünüze çarpmış, hem kulağınıza çalınmışdır ey azizler, geçen günlerde Venüs nâm gezegen Güneş'imizin önünden mürûr etmiş ve bu mürûr bir nice tefsîrât ve ta'bîrâta medâr olmuş idi. Felekiyât, ya'nî ki "astronomi" mütehassıslarının yanı sıra "astrolog" nâmı verilen bir nice turfa müneccim dahî dürlü çeşidli beyanlar serd etdiler, bir gûnâ gönül açan yahud ufuk karartan îzâhatda bulundular. Bendeniz bunların heman hiçbirine kulak asmadım.
Şuracıkda size deyivereyim ki bu Venüs nâm seyyâreyi dedelerimiz Zühre, Çolpan yahud Çobanyıldızı gibi isimlerle dahî tesmiye etmişlerdir.
İmdi, ey azizler, altını cızdığımız cümleye bir nazar edelim:
"Kütle olarak dünyamıza yakın olan bu gezegenin çapı 5 milimetre olan bir noktacık büyüklüğündeydi."
Arzdan nazar eder iken görülen manzarayı tasvîr etmek için teşkîl edilen bu cümleyi beğenmedim ey azizler. Keşke yazar Hazar şöyle yazaydı:
"Kütle olarak dünyamıza yakın olan bu gezegen, çapı 5 milimetre olan bir noktacık büyüklüğündeydi."
Şu cümleyi de beğenmedim ey azizler:
"İnsanoğlunun küçüklüğünü, içinde bulunduğumuz evrenin mikroluğunu bir kez daha anladım."
Biliyor olmalısınız ki ey azizler, "evren" kelimesi, "kâinât" yerine müsta'mel olup Cenâb-ı Hakk'ın "Tekvîn" sıfatının tecelliyâtına medâr olan bütün "kevniyyât"ı ihtivâ eder. Yazar Hazar birâderin murâdı şayed "insanın küçüklüğü" yanında "Dünya'nın mikroluğu" dahî zikretmek idiyse, burada "evren" kelimesini kullanmamalı idi. Yoksa, yazarımız "evrenin makroluğu yanında Dünya'nın mikroluğunu" mu "bir kez daha anla"mışdır? Belki de öyledir, lâkin görüldüğü gibi murâdına mutâbık cümleyi kuramamışdır. Bu muvaffakiyetsizliğin sebebi, "cümle dikkatsizliği" midir, "kelime dikkatsizliği" midir, bilemedim ey azizler ve bu bilemeyişimin alâmetini de işbu yazının serine -başına- serlevha olarak konduruverdim. İyi etmiş miyim ey azizler?
Sayı: 252 - 11/18 Haziran 2004 Cuma
Ey azizler,Bugünkü kesikimiz cerîde-i Zaman'ın 10 Haziran 2004 Pençşenbe günkü nüshasının on yedinci sahîfesinde menşûr M. Nedim Hazar Beyefendi'nin yazısının baş kısmından kesilip taranmışdır.