« Anasayfa | Künye | Arşiv 21 Şubat 2024, Çarşamba
Gündem: Kültür-
Sanat
Gündem: Hayat
40i Gündem Nöbetçi Köşe
40PENCERE
İki Nokta Üst Üste
Esma Ürkmez
Matbaadan Tanıtıma Koş!

Yeşilde Durmak
Hale Sert
Kanaviçe

Olay Yeri İnceleme
Zehir Hafiye Battal Küttab
Tezekten Terazi ya da Çok "hit" Alan Hep "tıklanan" Yazı Budur!

[ Kitap -> 40ikindi Kitaplığı ]

Zamansız Yazılar

Füsun Akatlı

24.09.2005 - 13:12

Zamansız Yazılar
Füsun Akatlı
Dünya Yayıncılık, Ekim 2004
Deneme-Eleştiri, 140 sayfa

"Deneme hırçındır zaman zaman. Deneme insan içine çıkacağını düşünerek ötesini berisini çekiştirip kendini deneme kılığına sokan bir yazı olamaz. Öte yandan hem bir mesajı olan, hem de bu mesajı gözünü kırpmadan gelgeç bir esintiye, sevgiye, heyecana, bir gönül çelene feda edebilen, toplumda yeri olmayan bir türdür için için; hiçbir zaman hiçbir şey feda etmediğini bilendir."

Zamansız Yazılar, eleştiri ve deneme türünün yetkin yazarlarından Füsun Akatlı' belli bir zamana, kültüre ve döneme bağlı olmayan, hepimizin dönem dönem gündemine aldığı konulardaki deneme yazılarından oluşuyor. Çekmecelerde kalmış mektupların anlamı, birden bir yol ayrımına geldiğinizi fark ettiğiniz arkadaşlıklar, otellerin büyüsü, zihninizden geçen ayrıntıların yol açıcılığı hakkında ince fikirler sunuyor Akatlı. Diğer taraftan kitapta okuma eylemini, yazarı, kurmaca dünyasını, roman ve denemeyi bir eleştiri yazısının ağır dilini kullanmadan inceleyen, tanıtan, ayrıntılar sunan denemeler yer alıyor.

Kitaptan:

"Kısalı-uzunlu, uzak-yakın dostluklardan fire verdikçe, her seferinde kısalı-uzunlu, geçici-kalıcı acılar yaşarsınız. Bir yol ayrılması bile olmayan, olamayan ayrılışlardır bunlar. Vefanın olmadığı yerde, vedanın hiçbir anlamı yoktur. Vedalaşmazlar. Ama neden hep onlar gider siz kalırsınız? Bir keresinde de siz gitseniz? Belki gidilen o yerlerde daha güzel daha anlamlı bir şeyler vardır da, ona ve onun için gidiliyordur! "Orası" neresidir? Öğrenemezsiniz. Siz hep, kalırsınız.

...Hayat sizin için bir kabare mi, bir panayır mı, bir yangın yeri mi? Ona karar vermeliydiniz önce. "Ne o, ne öbürü, bir yol!" deseydiniz, diyebilseydiniz, sapaklarda katılanların, Dörtyol ağızlarında ayrılanların olması bir kendiliğindenlik taşırdı belki. Belki nerede, kaçıncı kilometrede tali yola çıktığınızı, haritada olsun işaretleyebilirdiniz."

Hayat sizin için bir kabare mi, bir panayır mı, bir yangın yeri mi? Ona karar vermeliydiniz önce. "Ne o, ne öbürü, bir yol!" deseydiniz, diyebilseydiniz, sapaklarda katılanların, Dörtyol ağızlarında ayrılanların olması bir kendiliğindenlik taşırdı belki...   
Âlemde Ne Var?Tümü »

» Müziğin Gücü / Çeviri: Hale Sert
» İstanbul'daki Muhalif İranlıların Kısa Tarihi - 2 / Cihan Aktaş
» Tahran Kitap Fuarı'nda İlginç Bir Panel - 1 / Cihan Aktaş
» Benazir Butto'nun Son Sözleri / Çeviri: Hale Sert
» Temizlik: Nereden Nereye... / Çeviri: Hale Sert
Arşivlik HayatlarTümü »

» Asaf Hâlet Çelebi 100 Yaşında / Ömer Faruk Şerifoğlu
» Arşivcilerin Babası: Muallim Cevdet / Zeynep Berktaş
EkstraTümü »

» Uykusuzluk / Mehmet Uğurlu
» Bir Yılda Kaç Kitap Okuyoruz?
» Doğu'nun Meyvelerini Batı'nın Tepsisinden Sunmak / Ali Ayten
» Kitapçı / Mehmet Ulusel
» "Aşk Istırapsız Olmaz" / Nuri Altun

Yorum yazabilmeniz için üye olmanız gerekiyor. Üye olmak için tıklayın.

(Üye iseniz sayfanın en üstünde sağ tarafta yer alan kısımdan giriş yapmalısınız.)


Toplam 2 yorum yapılmış. Yorumların tamamını görüntülüyorsunuz.

Vefa-Veda

"Vefa'nın olmadığı yerde vedanın hiç bir anlamı yoktur". çok doğru. veda etmiyorum bu yüzden hiç kimseye.
Hiç "son" görmedim hayatımda. Vefa.. Onu da az gördüm.

ilhancanca (30.12.2005 - 13:16)


FİRE VERMEK

"Kısalı-uzunlu, uzak-yakın dostluklardan fire verdikçe, her seferinde kısalı-uzunlu, geçici-kalıcı acılar yaşarsınız." cümlesi "bir yangın yeri"ne çevirdi yüreğimi.Belki tahribatı daha fazla olacaktı,belki daha ziyade yanacaktı yüreğim cümlenin çağrıştırdıklarıyla.
Ancak;
"fire" tılsımını birazcık bozmuş gibiydi,yakışmamıştı.
"dostluk" gibi,"acı" gibi sihirli kelimelerin arasında eğreti bir görüntü arzediyordu.
Sanki "dostluk" bir emtia idi,"fire" verdikce "acılar" yaşayacaktık.
Tıpkı, ambardaki zahire "fire" verince basiretsiz tüccarın üzülmesi gibi.
Keşke yazar,"fire" yerine bir başka kelime kullanabilseydi.
Saygıyla...

seyyah (24.12.2005 - 21:15)

Üye Girişi
Kullanıcı adı
Şifre
Beni hatırla
Şifremi unuttum!
Ücretsiz Üye Olun!
Son 10 Yorum
toplantı (10.12.2013 - 17:25)
tek söğüt (26.02.2013 - 01:08)
yok var, var var (26.02.2013 - 01:06)
Hoş bir yazı (17.08.2012 - 00:19)
beklerken (27.05.2012 - 21:07)
bir yorum (21.12.2011 - 20:20)
bir yorum (21.12.2011 - 20:13)
işte tam da böyle (18.11.2011 - 20:37)
Gitmek (18.11.2011 - 19:53)
ELİF LAM RA (28.10.2011 - 00:02)
Yorum için üye olun!