« Anasayfa | Künye | Arşiv 24 Kasım 2017, Cuma
Gündem: Kültür-
Sanat
Gündem: Hayat
40i Gündem Nöbetçi Köşe
40PENCERE
Kulak Arkası
Nurullah Turan
Birkaç "Bir"

Bolâhenk
Ahmet Çalışır
Mevlevî Âyini: Türk mûsikîsinde bir form

[ Müzik -> Müzikal Sohbetler ]

Ömer Özçelik: Ney, İnsan-ı Kâmildir

A. Tuba Bakiler

25.03.2009 - 19:25

Meram bağlarının eteğinde, ney kamışlarının yetiştiği asude bahçeli evinde bizi ağırlayan Ömer Özçelik Bey, "ney" deyip geçtiğimiz gizemli aletin teknik boyutu hakkında gayet aydınlatıcı bilgiler verdi. 'Baş pare'den tutun da neyin anavatanına kadar, derin ve yararlı bilgilerini bizimle paylaşan Ömer Özçelik'in tavan arasındaki şirin ney atölyesine buyurun, birlikte gidelim:

Neye olan merakınız nasıl başladı Ömer Bey?

Mahallemizde gönül eri bir dedemiz vardı, Hak dostuydu, onun beni yönlendirmesiyle neye "merhaba" demiş oldum. Yaklaşık 20 yıl oldu. Önce üfleme, sonra da ham kamıştan ney üretme fikri şeklinde gelişti olaylar. Ancak ney üretimi yaptığım yıllarda ve hâli hazırda devam eden şekliyle hiçbir zaman ticarî kaygım olmadı. İşinin erbabı ustalardan aldığım eğitim ve bilgi sayesinde, piyasada "ney" olarak satılan aletin, olması gerekenden çok farklı olduğunu anladım. Bunun anlaşılması çok zordur; tecrübe büyük rol oynar.

Neyin sahte veya hakiki olduğunu nasıl fark edebiliriz?

Efendim, neyin üzerinde yazı-çizi varsa, reklam varsa, tanıtım veya isim varsa, tek kelimeyle 'iş bitmiştir.' Ney, insan-ı kâmildir; üstü çizilmez, bu bir. İkincisi baş pare çok önemlidir, buna da dikkat etmek gerekir. Baş pare denilen parça, neyin üst kısmında, üflemek için dokunulan ve orijinali camız boynuzundan yapılan siyah parçadır. Tezgâhta işlenmişse, ayak kısmında küçük diş izleri bulunur. İçinde hazne olması ve en ufak bir pürüzün olmaması gerekiyor. Baş parenin ucu dar, içi düz olmalı. Şayet sivriyse ve üstü darsa içi geniş olmamalı, bunu çoğu kimse bilmez. Bu, mübarek Aziz Dede'nin tavrıdır. Baş parenin uç kısmı yassı ve geniş ise içi hazneli olacak. Bir de serçe parmak rahat girecek. En güzeli budur. Kısaca baş parede iki özellik aranacak: Dişli olmasına ve eğim-bombe hususuna -az önce ifade ettiğim şekilde- dikkat edilmesi gerekiyor.

Oldukça hassas noktalar.. Bu hususlara dikkat ederek ney satın alan kişi çok az olmalı?

Bu bilgileri değil ney alıcısı, bazı ney satıcıları bile bilemez. Ayrıca, kamışın arkasındaki acemaşiran perdesi eğer tam ortadan açılmış ise, müşterinin sağ veya sol kullanımı dikkate alınmamış demektir. Oysa ney, üfleyecek kişinin parmak kullanımına göre özel olarak açılır. Ney, kutsaldır efendim. Hizmet etmesi ona kutsiyet yükler. Yoksa o da bir nebatattır. Seri üretimle, şişirme bir şekilde piyasaya sürülen neyler, ne acıdır ki aslında bulunması gereken özelliklerden çok uzaktır.

Her kamıştan ney olur mu Ömer Bey?

Hayır. Ney kamışı muhakkak dokuz boğumdan oluşmalıdır. Hangi çeşit ney olursa olsun, bu temel özelliktir. Perdelerin ortalı olması gerekir. Piyasanın % 80'i ansiklopedik bilgiyle ney üretir. Neylerin boyutlarına göre yapım aşamaları değişir, o bilgi daha uzun zaman ve zeminde verilmelidir. Ancak ney yirmi altı birimden ve dokuz boğumdan oluşur. Daha sonra üzerine perdeler yerleşir. Mevlevî dedelerden duyduğuma göre, kız neyi yirmi yedi birimden oluşur. Gövdeli, albenili ney çok daha güzel, pahaya satılabilir.

Neylerin değişik isimlerinin olduğunu biliyoruz, nedir onlar?

Efendim, kız ney, yıldız, bolahenk, mansur, sipürde, mustahzen gibi değişik isimler taşıyan neyler mevcut. Toplam yirmi dört çeşit neyimiz vardır. En büyüğü bolahenk'tir. Ney kalınlaştıkça sesi de kalınlaşır, inceldikçe de hâkezâ.. İnsan kulağına büyük neyin sesi daha hoş gelir. Ses, Davudîleşir, toklaşır, ağırbaşlı olur. Fakat sahnede yüksek ses gerekeceğinden, tiz ses çıkmasını önlemek için küçük ney tercih edilir genellikle.

Ney üflemek apayrı bir sanat olmalı, ne dersiniz?

Evvelemirde ney hürmete layıktır efendim. Alırken öpüp başa koyarak alınmalı, bir kenara koyarken ters çevirmeden konmalı, üflerken hakkını verme hassasiyetiyle hareket edilmeli. Her insanın dudak yapısı farklıdır. Kişinin yeteneği az olabilir, beceremeyebilir ancak ney alırken de şüpheci davranılmalı, dikkatli bir şekilde seçim yapılmalıdır. Kişinin vakti az, yoğunluğu çok olabilir; nefesli bir çalgıdır, sesi çok rahat vermeyebilir ama bütün fatura da neye kesilmemelidir. Yani her açıdan ölçülü, edepli davranılmalıdır. Talim hocası ise kişiye özel ders vererek bu aletin kutsiyetini karşıdaki şahsa kavratmalıdır. Son zamanlarda revaçta olan bu dersler ve ney satış noktalarının çokluğu, neyin görmesi gereken hürmeti zedelememeli. Yanık sesli bu kamış, aslında bir mesaj sunmaktadır insanoğluna. Mâlum Mesnevi'nin ilk beyti, "dinle" diyerek başlar.

Dinle neyden, duy neler söyler sana,

Sızlanır durur hep ayrılıklardan yana.

Der kamışlıktan kestiler beni,

Dinler ağlar hem kadın hem er beni...

Bu vesileyle aşk çağlayanı Mevlâna Hazretleri'ni de rahmetle anmış olalım.

Pekâlâ Ömer Bey, neylerin piyasası ne civarda seyreder?

Efendim, ben bu işi ticaret maksatlı yapmıyorum ama yaklaşık 100 TL civarından başlar, 2000 $'a kadar ney olduğunu duymuştum. Yurt dışında büyük paraların döndüğünü, devlet sanatçısı ve aynı zamanda şef olan bir arkadaşım söylemişti. Bunlar işin ticarî boyutu. İş çığırından çıkmış görünüyor. Yara derin ne yazık ki... Bundan yaklaşık 10-12 sene evvel hakiki bir neyin fiyatı aşağı yukarı bir asgari ücrete denkti. En fazla bu miktar hak görülebilir ancak bu fahiş fiyatlar olunca ben işin derinliğini anlayamıyorum. İstanbul'da dükkânları dolduruyorlarmış ve hemen sipariş alıp hangi cins ney isteniyorsa anında müşteriye sunuluyormuş. Ben makine olsam dahi bunu yetiştiremem. Burada ticari maksadın ötesinde hiçbir kaygı güdülmediğini anlamış olmalıyız. Ben bu atölyemde ayda 10 tane üretiyorsam, bu satıcılar nerede ne şekilde aynı kaliteyi yakalayabilir, sorarım size?

Gerçekten çok büyük bir uçurum var arada. Ney kamışının Türkiye'nin hangi bölgelerinde yetiştiğini sorsak?

Ney önceleri Hatay-Samandağı havalisinde yetişiyordu. Ancak artık kamış bitti orada. Şimdi Akdeniz Bölgesinde bununla uğraşanlar var, bir de Ege'de esmer vatandaşlarımız bu işe el atmış durumdalar. Bu sene alacağımız kamışların parasını bir yıl önceden vererek, rica ve minnetle ancak temin edebildik. Değeri iyice arttı. Ham kamışın tanesini bu yıl 40 TL' ye aldım. Çuvalda nakil esnasında kırılanlar, kargo ücreti, işçiliği ve sair faktörler de dahil edilirse, bu işin ancak gönül işi olduğu anlaşılır.

Son cümleden olmak üzere ne söylemek istersiniz Ömer Bey?

Şunu söylemek isterim: Piyasada bu işin heveslisi, heyecanlısı çok, ancak işi tertibiyle yapıp kaliteli bir sunum gerçekleştiren çok az. Biz bunun mücadelesini veriyoruz. Nitelik bozulmasın, klasik musikimizden olan ney üfleme sanatı, gelecek kuşaklara olması gerektiği gibi bırakılsın. Bu inceliğin farkına varmalıyız...

Meram bağlarının eteğinde, ney kamışlarının yetiştiği asude bahçeli evinde bizi ağırlayan Ömer Özçelik Bey, "ney" deyip geçtiğimiz gizemli aletin teknik boyutu hakkında gayet aydınlatıcı bilgiler verdi. 'Baş pare'den tutun da neyin anavatanına kadar, derin ve yararlı bilgilerini bizimle paylaşan Ömer Özçelik'in tavan arasındaki şirin ney atölyesine buyurun, birlikte gidelim.  
YAZININ GÖRSELİ:
Müzik DünyasındanTümü »

» Abbey Road'un Etkisi Sürüyor
» Cazdan Habersiz Kalmayın
» Albüm Kapaklarında Eskiye Dönüş
» Grammy Müzesi'nde Müziğe Dair Herşey
» Nintendo Wii'yle Orkestramı Kurup Yönettim / Hakan Gence
Bir EnstrümanTümü »

» Sazende ve Sazı: Kemençe / Muhammet Çiftçi
» Sazende ve Sazı: Ud / Muhammet Çiftçi
» Sazende ve Sazı: Perküsyon / Muhammet Çiftçi
» Sazende ve Sazı: Çello / Muhammet Çiftçi
» Dinle Ney'den / Timuçin Çevikoğlu

Yorum yazabilmeniz için üye olmanız gerekiyor. Üye olmak için tıklayın.

(Üye iseniz sayfanın en üstünde sağ tarafta yer alan kısımdan giriş yapmalısınız.)


Henüz yorum yapılmamış.

Üye Girişi
Kullanıcı adı
Şifre
Beni hatırla
Şifremi unuttum!
Ücretsiz Üye Olun!
Son 10 Yorum
toplantı (10.12.2013 - 17:25)
tek söğüt (26.02.2013 - 01:08)
yok var, var var (26.02.2013 - 01:06)
Hoş bir yazı (17.08.2012 - 00:19)
beklerken (27.05.2012 - 21:07)
bir yorum (21.12.2011 - 20:20)
bir yorum (21.12.2011 - 20:13)
işte tam da böyle (18.11.2011 - 20:37)
Gitmek (18.11.2011 - 19:53)
ELİF LAM RA (28.10.2011 - 00:02)
Yorum için üye olun!