« Anasayfa | Künye | Arşiv 20 Mayıs 2024, Pazartesi
Gündem: Kültür-
Sanat
Gündem: Hayat
40i Gündem Nöbetçi Köşe
40PENCERE
Kulak Arkası
Nurullah Turan
Birkaç "Bir"

Bolâhenk
Ahmet Çalışır
Mevlevî Âyini: Türk mûsikîsinde bir form

[ Müzik -> Albüm Analizi ]

Parfums Ottomans - Osmanlı Sarayı Anısına

Çeviri: Hale Sert

03.10.2007 - 00:21

"Ne Şam'ın şekeri ne Arab'ın yüzü", Türklerin Arap komşuları için eskiden beri ifade edegeldikleri aşağılamayı özetleyen bir atasözüdür. Atatürk'ün Cumhuriyet'i kurmasıyla bu aşağılama daha yaygınlaşmıştır. Tüm gayreti Türkiye'yi Batılılaştırmak olan Atatürk, işe ülkenin Arap dünyasıyla olan ilişkilerini ve Osmanlının bütün izlerini silmekle başlamıştı.

Padişahların saray müziği halktan esirgenmişti ve bu müzik kısa sürede keman ve piyano gibi Batı çalgılarının seviyesinde kaybolup gitti. Sonuç, klasik Arap ve Sufi müzik uzmanı Julien Jalal Eddine Weiss'a göre,'bir Mozart sonatında Afrika bongo davulu çalmak.' gibiydi.

Franko-İsviçreli bir mühtedi olan Bay Weiss, kanun çalmayı mükemmelleştirmek ve Arap müziğinin ustalarıyla birlikte çalabilmek için son yirmi yıldır Halep'te yaşamaktadır. Kendisi Türk müziğini kendi köklerine döndürme gayesiyle geçen sene İstanbul'a yerleşti. Bay Weiss Türk müziğinin kökeninin reddedilmez bir şekilde Arap müziği olduğunu iddia etmektedir.

Türkiye, 1940'ların sonlarında Türkçe pop şarkılarının üzerinde kötü etki yarattığı gerekçesiyle Mısır film müziklerini yasaklamak gibi kendisine ürkütücü bir görev yüklenen bir ülkedir. O günlerde Türkçe müziğin kalitesi Eurovision şarkı yarışmasında aldığı başarıyla ölçülüyordu. 2004'te yarışmayı kazanan Türkçe parça ise İngilizce sözlü yüksek tempolu bir pop şarkısıydı.

Ne ki, Bay Weiss'in İstanbul'a gelişi Türklerin Osmanlı ve Sufi köklerine karşı yeni yeni gelişmeye başlayan ilgileriyle çakıştı. Osmanlı tarzı ve Osmanlı mutfağı gittikçe daha moda oluyor. İstanbul'un bir nevi alternatif sanat sahnesi merkezi olan Beyoğlu'ndaki sokak müzisyenleri gitarlarını ud ve ney ile değiş tokuş yapıyorlar.

Bay Weiss bu verimli ortamda, Araplardan oluşan el-Kindi topluluğuna üç tane Türk müzisyen ekledi. Bu işbirliğinin meyvesi ise 'Osmanlı Kokuları / Parfums Ottamans' adlı iddialı çifte albüm oldu. Bu albüm Osmanlı saray müziğini en doğal haliyle icra etme iddiasındadır. Bay Weiss'ın ve müzisyen arkadaşlarının ustalıkları şüphe götürmez.
'Osmanlı Kokuları' zaman içinde geçmişe mest eden bir yolculuk; albümü dinlerken divanları üzerinde boylu boyunca uzanmış nargilelerini fokurdatıp müzik dinleyen sultanları hayal etmek çok kolay. (Tıpkı Bay Weiss'in doğuya özgü pijamalar giyinip pembe velur(kadife) halı kaplı İstanbul evinde yaptığı gibi). Müzik; karmaşıklığını, kederli ve tekrarlı olmasını, adeta içinize doğuşunu bu topluluğun düzenli icrasına borçludur.

Bay Weiss, Türk müziğinin öz bilgisini yeniden inşasına çalışanın bir Türk değil de kendisinin olmasını hiç de çelişkili bulmuyor. Kendisi bu süreçte sözlü gelenekten ayrı olarak, 17.yy'a ait iki tane el yazması kitabı ana kaynak olarak kullanıyor. Kitaplardan biri Polonyalı bir Yahudi mühtedi olan Wojciech Bobowski tarafından yazılmış. Diğeri ise İstanbul'da müzik eğitimi almış Moldovyalı Prens Dimitri Kantemir tarafından uyarlanmıştır.

Fakat, New York Carnegie Konser Salonun'da ve Paris Şehir Tiyatrosu'nda alkışlarla karşılanan önemli gösteriler yapan Bay Weiss hala bir Türk sponsor bulamamıştır. "Türkler benimle hiç ilgilenmiyorlar" diye omuz silken Bay Weiss, "bu yabancıyı haddini bilmez birisi olarak görüyor olabilirler mi?" diye soruyor ve cevabını Sufi söylemden alarak: "gerçekten hiç fark etmez." diyor.

(13 Eylül 2007 / The Economists)

Parçaları dinlemek için tıklayın.

İsviçreli bir müzisyen Türk Müziğinin özünü yeniden inşa etmek için yola çıktı. Franko-İsviçreli bir mühtedi olan Bay Weiss, kanun çalmayı mükemmelleştirmek ve Arap müziğinin ustalarıyla birlikte çalabilmek için son yirmi yıldır Halep'te yaşamaktadır...  
PortreTümü »

» Hiç Yaşlanmayacak Efsane: Michael Jackson / Nazlı Erdol
» Bir Mitoloji, Bir Ses: Şivan Perwer / Bejan Matur
» Kopuz'dan Perdesiz'e Özgürlük Arayışı: Erkan Oğur / Selçuk Küpçük
» Anouar Brahem ve Müzikal Keşifler / Ömer Osmanoğlu
» Zaman Makinesiyle Gelen Adam: Mustafa Özkent / Murat Beşer
Bir EnstrümanTümü »

» Sazende ve Sazı: Kemençe / Muhammet Çiftçi
» Sazende ve Sazı: Ud / Muhammet Çiftçi
» Sazende ve Sazı: Perküsyon / Muhammet Çiftçi
» Sazende ve Sazı: Çello / Muhammet Çiftçi
» Dinle Ney'den / Timuçin Çevikoğlu
Müzikal SohbetlerTümü »

» Burhan Öçal: Sabah Ezanını Kaydedeceğim, Sıkıyönetim İlan Edin / H. Salih Zengin
» Suzan Kardeş: Balkanlar'da Sahne Almayı Çok İstiyorum / Önder Deligöz
» Daniel Barenboim: İçimdeki Çocuğu Merakımı Canlı Tutarak Yaşattım / Serhan Yedig
» Ömer Özçelik: Ney, İnsan-ı Kâmildir / A. Tuba Bakiler
» Kudsi Erguner: Gazel ve İlahiler Diskotek Müziğine Dönüştü / H. Salih Zengin

Yorum yazabilmeniz için üye olmanız gerekiyor. Üye olmak için tıklayın.

(Üye iseniz sayfanın en üstünde sağ tarafta yer alan kısımdan giriş yapmalısınız.)


Henüz yorum yapılmamış.

Üye Girişi
Kullanıcı adı
Şifre
Beni hatırla
Şifremi unuttum!
Ücretsiz Üye Olun!
Son 10 Yorum
toplantı (10.12.2013 - 17:25)
tek söğüt (26.02.2013 - 01:08)
yok var, var var (26.02.2013 - 01:06)
Hoş bir yazı (17.08.2012 - 00:19)
beklerken (27.05.2012 - 21:07)
bir yorum (21.12.2011 - 20:20)
bir yorum (21.12.2011 - 20:13)
işte tam da böyle (18.11.2011 - 20:37)
Gitmek (18.11.2011 - 19:53)
ELİF LAM RA (28.10.2011 - 00:02)
Yorum için üye olun!