|
[ Haberler -> Sinema Haberleri ] Şimdi "Karpuz Kabuğundan Gemi Yapma" Zamanı 24.11.2004 - 03:43 Filmin yapımcılarından Serdar Tahiroğlu, çekimlerine 2001'de başlanan filmin, Uluçay'ın sağlık sorunları ve maddi sıkıntılar nedeniyle geciktiğini belirterek, düşük bütçeli filmin 35 milimetre kamerayla değil, MiniDV kamerayla çekildiğini anlattı.
Tahiroğlu, filmin ilk olarak dünya prömiyerinin yapıldığı 23'üncü Uluslararası İstanbul Film Festivali'nde Ulusal Yarışma'da En İyi Film ödülünü, Montpellier Film Festivali'nde de büyük ödül olan Altın Antigone'u kazandığını söyledi.
Sıcak ve Hoş Bir Mizah Unsuru
Tahiroğlu, "Uluçay, kısa filmleriyle tanınan bir sinemacı, parlak bir yönetmen. Bu filmi yaparken amacımız, ona olan inancımızı göstermek ve önünü açmaktı. Tüm ekip de bu projeye bu amaçla geldi ve maddi beklentileri olmadan görev aldı" diye konuştu.
Tahiroğlu, filmin en önemli özelliğinin 'son derece sıcak ve hoş bir mizah unsuru taşıması' olduğunu belirterek, filmin bu özelliğiyle izleyicilerin de beğenisini kazanacağını söyledi.
Büyük Sıkıntılarla Çekti
Bir süre önce geçirdiği beyin ameliyatından sonra istirahatte olması nedeniyle toplantıya katılamayan Uluçay'ın oğlu İdris Uluçay da, babasıyla diğer projelerinde birlikte çalıştıklarını ve babasının üç kısa filminde rol aldığını anlattı.
Babasının bu filmleri köyde çektiğini de dile getiren Uluçay, "Bunları imkansızlıklar içinde çekti. Bizim ortamımızda film çekmek çok zor, şehre geldiğinde şehirli olamıyorsun, köyde köylü olamıyorsun. Son filmine gelene kadar, çalışmalarını yaparken çok sıkıntılar çekti" diye konuştu.
Oyuncuların Hepsi Amatör
Ahmet Uluçay, Kütahya Tavşanlı'ya bağlı Tepecik köyünde yaşıyor. İlk uzun metrajlı filmi 'Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak'ın başrolünde de burada yaşayan amatör oyuncular İsmail Hakkı Taslak, Boncuk Yılmaz ve Kadir Kaymaz rol alıyor.
23'üncü Uluslararası İstanbul Film Festivali'nde En İyi Film ödülüne değer bulunan film, 26'ncı Montpellier Akdeniz Filmleri Festivali'nde en iyi filme verilen Altın Antigone, San Sebastian Film Festivali'nde ise Jüri Özel Ödülü'ne değer bulundu.
Filmin Konusu
Recep ve Mehmet yazları, köylerinin yakınındaki yaz mevsiminde yakınlardaki Tavşanlı kasabasında çıraklık yapmakta olan iki köy çocuğudur. Recep bir karpuz satıcısının, Mehmet ise bir berberin yanında çıraklık yapmaktadır.
İkisi de sinemaya delicesine tutkundur. Geceleri köydeki evlerinin terk edilmiş ahırında bir yandan derme-çatma bir film projeksiyon makinesi yapmaya çalışırken, diğer yandan da hayatlarını tümden değiştirecek olan yönetmenlik hayalleri kurmaktadırlar. Köyün delisi Deli Ömer çocukların sinema sevdasının tek tanığı ve destekçisidir.
Onların bu konudaki uğraşlarını kimse ciddiye almaz. Ne kasabadaki fotoğrafçı, ne aileleri, ne de kasabadaki sinema salonunun sahibi. Fakir köylü çocuklarıdır onlar ve vakitlerini daha faydalı uğraşlar için harcamalıdırlar.
Recep bir gün, kasabada oturan ve ineklerine yedirmek için ham karpuzları toplamaya gelen Nezihe adlı iki kız çocuğu olan dul bir kadın ile tanışır. Nezihe'ye her gün kelek çıkan karpuzları toplayıp kendisine getirmek üzere söz verir.
Bu sevimli çocuktan hoşlanan Nezihe, Recep'in bu iyiliği karşısında onu sık sık kahvaltı etmek için evine davet etmeye başlar. Recep bu gelip gitmeler sırasında Nezihe'nin büyük kızı olan ve yaşça da kendisinden büyük olan Nihal'e ilgi duymaya başlar ve onun ilgisini çekebilmek için türlü uğraşlar verir.
Nihal, başlangıçtan beri bu yabancı ve köylü oğlan çocuğun eve girip çıkmasından bile rahatsız olmakta ona elinden geldiğince ters davranmaktadır. Küçük kız Güler ise ablasının aksine Recep'e ilgi duymakta ancak o da bu ilgisine karşılık bulamamaktadır.
Önceleri karşılıksız olan bu aşklar, tam anlamıyla gelişmeye fırsat bulamadan Nezihe ve kızlarının aniden kasabadan taşınmasıyla sona erer. Bu sırada zaten işlerini de kaybetmiş olan iki kafadarın ellerinde artık sadece uyduruk projeksiyon makinalarında hareketli görüntü elde edebilmek ümidi kalmıştır.
(CNN Türk) |