Bugün huzurlarınıza arz etdiğim kesik, 29 Kasım 2002 Cuma günkü Milliyet'in 13. sahîfesinde Melih Aşık nam yazarın Açık Pencere isimli kûşesinde neşrolunmuşdur.
Evvelâ, lisâna ve imlâya müteallik tesbît ve tenkîdlerimi arz edeyim:
1. "birarada" kelimeleri bitişik yazılmaz; ayrı yazılır. Şöyle: "bir arada". Bu yanlışlık bu küçücük metinde üç def'a işlenmişdir.
2. Türkçede ve bildiğim öteki lisanlarda süal cümlelerinin âhirine bir işâret, istifham işâreti konur. Halbuki, sizin de gördüğünüz gibi, "Başka neyi ispatlayacağız." cümlesinin âhirine nokta konmuşdur.
3. Mevcud imlâ kaaidelerine göre, "müslüman" kelimesi, böyük harfle başlatılır, ya'nî "Müslüman" deyû yazılur; tıpkı "Hıristiyan" yahud "Yahudi" gibi.
Gelelim, muhtevâya.
"AKP iktidarıyla birlikte dinsel kimliğimiz o kadar sık vurgulanıyor, "müslüman demokrat" "İslamcı iktidar" gibi tanımlar o kadar çok kullanılıyor ki, "Laik Cumhuriyet" kimliğimiz neredeyse unutuldu.
1. Yazarın sözünü etdiği bu vurgular ve kullanımlar Türkiye'den ziyâde Batı memleketlerinde olmakdadır. Şayed Türkiye'de de, böyle ta'rîf ve tavsîfler yapılıyor ise, bunun sebebi, oralarda Türkiye hakkında konuşanların bu kelimeler ile konuşmalarından nâşîdir.
2. Türkiye'deki yeni duruma bakarak "Müslüman demokrat" yahud "İslamcı iktidar" ta'bîrlerini isti'mâl edenlerin bu ta'bîrleri "laik cumhuriyet"e mugaayir bulduklarını düşünmek içün Melih Aşık Bey, herhangi bir sebebe, herhangi bir gerekçeye mâlik midir? Yoksa, sebebsiz bir vehmi mi aksetdirmekdedir?
4. "Bir de yeni iddiamız var malum: "İslamla demokrasinin bir arada yaşayacağını ispatlamak"! cümlesi de, bizimkilerin iddiasından ziyâde, ecnebîlerin tasavvurudur.
5. "Oysa bu topraklarda en az 50 yıldır İslamiyetle demokrasi bir arada yaşıyor." cümlesini nasıl anlamalı? Elli yıl evvel bu memleketde demokrasi mi yok idi, İslamiyet mi?
6. "İslamiyet ile demokrasinin ancak laik düzende bir arada yaşayabileceği de tarafımızdan ispatlanmış bulunuyor." demek ne demekdir? Türkiye'deki yeni gelişmeler hakkında böyle yorumlar yapan zevâtın demokrasi, laiklik ve İslamiyet hakkında hiç mi hiç bilgileri yokdur; hayâlî mevzular hakkında hayâlî yorumlar üretiyorlar, demekdir. Bu da, herkes aptal ve kör, Melih Aşık akıllı ve gözü açık, demeye gelir ki, bu Milliyet okuyucularının zekâsını hafife alan bir hakaaretdir.
7. İslamiyet ile demokrasinin laiklik sâyesinde memleketde elli yıldır bir arada yaşadığı, ispata muhtâc olmayan bir hakîkat olarak bir şart ile kabûl edilebilir: elli yıldır ya İslamiyet İslamiyet değil idi, ya demokrasi demokrasi değil idi yahud her ikisi de kendisi olmakdan çıkmış, çıkarılmış idi.
Sayı: 140 - 3 Aralık 2002 Salı
Ey azizler,Bugün huzurlarınıza arz etdiğim kesik, 29 Kasım 2002 Cuma günkü Milliyet'in 13. sahîfesinde Melih Aşık nam yazarın Açık Pencere isimli kûşesinde neşrolunmuşdur.