Kendisini Sanat Edebiyat Dergisi deyû takdîm eylemekde.
252 nümerolu nüshası Ekim 2003 ayına âid.
Tahmîn buyuracağınız gibi ilk sahîfelerinden birinden kesildi işbu kesik.
"Editörden..." ibâresinde kasdolunan "editör" Doğan Hızlan. Kendisi "Genel Yayın Müdürü" unvânını da hâmil.
İlk cümlesinde tökezlemiş bay editör.
"Kitaptan ayrı bir hayat düşünemememe" deyememiş. Doğrusu ey azizler, bunu deyebilmek pek de kolay değil hani. Böyle, söylenmesi de yazılması da müşkil bir ifâdeyi niyçün ihtiyâr etmiş Bay Doğan Hızlan?
İşbu müşkilin sebebi ey azizler, şekilleri aynı lâkin ma'nâları ve fonksiyonları farklı üç adet "-me" takısının üst üste gelmiş bulunmasıdır.
Bu üç -me nedir der iseniz ey azizler, kısaca arz edivereyim:
1. -me: olumsuzluk beyân eder.
2. -me: hafifleşdirilmiş masdar teşkîline yarar.
3. -me ise iki unsurdan müteşekkil olup birinci unsur -(e)m olup iyelik eki dahî denen birinci tekil kişi mülkiyet zamîridir.
Keşke, Bay Doğan Hızlan iktidariyet fiili -ebilmek'in menfî hâlini ifâde eden -e'yi dahî ihtivâ eden bu "düşün-e-me-me-m-e" kelimesinin yerine "düşün-e-me-y-iş-im-e" deseydi. Lâkin, iş işden geçdi ey azizler. Geçmiş olsun!
Ayrıca ey azizler, Bay Doğan Hızlan'ın "her biri" kelimelerini niyçün bitişik olarak "her biri" şekline yazdığı dahî "cây-ı sü'âl"dir. İşbu sü'âlin cevâbı herhalde ey azizler, "özensizlik" gibi bir şeydir.
Sayı: 220 - 24 Ekim 2003 Cuma
Ey azizler,Bugünkü kesikimiz bir mecmû'adan.Mecmû'anın nâmı Hürriyet Gösteri.