Bugünkü kesikimiz 18 Temmuz 2003 târihli Akşam-lık'ın beşinci sahîfesinden kesilmiş olup Gültekin Emre nâm şâir ve muharririn Ahmet Güntan nâm şâir ve muharririn Esrârîler nâm kitabını medih sadedinde kaleme aldığı -kılavyeden geçirdiği mi deyecek idik, tüh!- yazının spotu olmakdadır.
Ne var imiş demeyin, ey azizler.
Aceleye lüzûm yok. Acele işe şeytan karışır.
Şeytanın karışdığı işden hayır umulmaz. Maksadımız her işimizden hayır ummak olmasına binâ'en aceleden hazer edüp sühûlete teveccüh, te'ennîye ilticâ eyleyeceğiz.
Gültekin bey, belli ki Ahmet birâderinin kitâbını öğecek. Öğsün, canım, ne be'is var bunda? Öğmek içün ihtiyâr etdiği yoldan pek hazzetmedim, bendeniz.
"Hani hep öyle söylenir ya" deyû başlamış cümlesine. Sonra da "nasıl öyle" dememize fırsat komadan "o yazarın öyle esrarlı bir dili var ki şaşırtıcı, çarpıcı, deme gitsin!" deyû dökdürmüş. Hele o "deme gitsin!" ünlemi ne kadar da sinir bozucu. Zaten, ey azizler, böğünnerde hemen her şey sinirlerimi bozuyor benim. İhtiyarlık alâmetleri zuhur ediyor galiba!
"Ahmet Güntan'ın yeni kitabı da işte böyle..." imiş. Oldu mu ya?
Hani, "öyle" idi. Nereden çıkdı bu "böyle" şimdi?
Öyle ise, öyle, şöyle ise şöyle, böyle ise böyle olmak iktiza etmez mi? Eder eder.
Hadi "yazar"dan "kitab"a zıplayıverdin, biz de bu zıplayışa göz yumduk deyelim, "öyle"den "böyle"ye sıçramanın ne âlemi var?
Ey azizler, işte böyle sinirlerini yıpratmakdadırlar Kavuklu'nuzun.
Sayı: 205 - 8 Ağustos 2003 Cuma
Ey azizler,Bugünkü kesikimiz 18 Temmuz 2003 târihli Akşam-lık'ın beşinci sahîfesinden kesilmiş olup Gültekin Emre nâm şâir ve muharririn Ahmet Güntan nâm şâir ve muharririn Esrârîler nâm kitabını medih sadedinde kaleme aldığı -kılavyeden geçirdiği mi deyecek idik, tüh!- yazının spotu olmakdadır.