Bu Ece Temelkuran kızımızı sempatiyle ta'kîb etdiğimi daha evvel söylemiş miydim, hatırlamayorum. Söylemediysem, işte şimdi söylemiş olayım; söylemiş idiysem tekrarlamış olayım.
Her ne kadar Milliyet'deki kûşesi "Kıyıdan" nâmını taşıyor ise de, umûmiyetle tam ortadan, göbekden vurur Ece. Çünki o kalemini, insânî olana banmakdadır.
Lâkin, bu Ece kızımız, ba'zen yeterince dikkatli davranamayor.
Bir kısmının sûretini arz etdiğim yazısı, 14 Mart 2003 târihinde Milliyet'in on üçüncü sahîfesinde neşrolundu.
Evvelâ noktalama dikkatsizliklerine nazar edelim.
"Toprağın da hafızası vardır herhalde, suyun da." Yazılsa daha eyi olmaz mıydı? Olurdu. Kanâat-i âcizânem odur ki, bu cümledeki "herhalde" kelimesi de zâiddir.
Suyun hâfızasına delîl ararken öne sürülen "aslında bir yere gitmez su, dolanmaktadır yeryüzünü." Cümlesindeki "yeryüzü" ifâdesi, yetersiz kalmayor mu? Kalıyor. Çünki, yeryüzünün üstünde gökyüzü vardır ve hepimiz biliriz ki, suyun yolu oraya, orada, oradan varır, dolanır, geçer.
"Şeyler de hatırlarlar." dedikten sonra "Eşyalar bile." demekliğe ne lüzûm vardır?
Yâhû Ece, biraz daha dikkatli olsana!
Sayı: 170 - 18 Mart 2003 Salı
Ey azizler,Bu Ece Temelkuran kızımızı sempatiyle ta'kîb etdiğimi daha evvel söylemiş miydim, hatırlamayorum. Söylemediysem, işte şimdi söylemiş olayım; söylemiş idiysem tekrarlamış olayım.