Bugünkü kesikimiz Radikal nâm cerîdenin cin kızlarından Neşe Düzel'in Pazartesi Konuşmaları'ndan bir pârecikdir. 2 Şubat 2003 târihli nüshanın altıncı sahîfesinin birinci sütûnundan aldığımız bu süâli ve cevâbı lutfen dikkatle kıraat eyleyiniz.
Lozan'da neler olduğu hakkında bu cümleleri söyleyen zâtın "Lozan Zafer mi, Hezîmet mi?" nâmıyla iki cild eser kaleme almış bulunan ve bundan nâşî muhâkeme edilen -belki de hüküm geyen!- Kadir Mısırlıoğlu filân olduğunu zannederseniz fenâ hâlde yanılırsınız.
İşbu mülâhazâtın sâhibi bir emekli büyükelçi olup ismi Yalım Eralp'dır.
Yalım Eralp Mesut Yılmaz ve Tansu Çiller adlı sâbık-sâbıka başvekil-vekîlelere dahî vekâletleri devrinde "danışmanlık" eylemiş bir zât-ı muhterem imiş.
Bendeniz, ey azizler, bu diplomasi mevzuundan pek anlamam, binâenaleyh, sefîr-i sâbıkın hükümleri hakkında fikir beyân edecek ehliyetde görmeyorum şahsan kendimi.
Şu kadarcığını söyleyebilirim ki, Lozan'da verildiği beyân olunan ta'vizler içün münâsib görülen sıfatın "baba baba" olmasını diplomasi lisânına pek de yakışdıramadım doğrusu. İnsan emekli olunca lisan zarâfetinden de tecerrüd eder mi? Ya'nî Yalım Bey, "üç büyük ta'viz" dese daha eyi olmaz mıydı?
Her ne hâl ise, ey azîzler, Lozan'da olanların yanı sıra olmayanların da bulunduğunu eski bir Türk diplomatından bu kadar sarîh biçimde işitebilmek de bir şeydir hani.
Başka enteresan mülâhazaları da var Yalım Eralp'ın. Konuşmanın hepisini kıraat eylemenizi salık veririm.
Sayı: 158 - 4 Şubat 2003 Salı
Ey azizler,Bugünkü kesikimiz Radikal nâm cerîdenin cin kızlarından Neşe Düzel'in Pazartesi Konuşmaları'ndan bir pârecikdir. 2 Şubat 2003 târihli nüshanın altıncı sahîfesinin birinci sütûnundan aldığımız bu süâli ve cevâbı lutfen dikkatle kıraat eyleyiniz.