Ey azizler, bugün sizlere arz etdiğim kesik, M. Fethullah Gülen Hocaefendi'nin Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı Yayınları'nın 26. kitabı olarak neşrolunan Kırık Testi 3 / Gurbet Ufukları adlı eserinin 11. sahîfesinden kesilüp taranmışdır.
Bu satırların müellifi, esere "Aman!" serlevhalı bir "takriz" yazmış bulunan A. Turan Alkan Beyefendi'dir. Doğrusu, dilinin muhkemliği, Türkçesinin zenginliği ile ma'rûf ve meşhûr bir müellif olan A. Turan Beyefendi'nin bu cümleleri nasıl yazabildiğini anlayabilmiş değilim.
"... kabzasız ve her iki tarafı da keskin bir bıçak"ın keskin olmayan ağzı olabilir mi ki, ol bıçak "keskin ağzını kavrayanın elini kanatır" diyebilelim ve dahî "kabzasız ve her iki tarafı da keskin bir bıçak", hangi mahâretle ve nasıl "usûle riayetle tasarruf" edilebilecekdir?
"Kabza"nın "bıçak"dan ziyâde "kılıç, hançer ve tabanca" misillû silâh nev'inden âletler içün kullanıldığını da kaydetdikden sonra işbu metinde "sîga, sıyga" kelimesinin hem de iki kerre "sigâ" şeklinde yanlış yazılmış olduğunu da kaydedelim.
D. Mehmet Doğan Bey'in Türkçe Sözlük'ünde "siga" imlâsı ile yazılmış olan kelimenin birinci hecesinin uzatılacağı, ikinci hecesinin kısa söyleneceği, ( - . ) işâreti ile belirtilmişdir. Arapcadan lisânımıza giren kelimenin ma'nâsı da şöylece yazılmışdır: Fiil, çekiminde meydana gelen hâl, kip, sıyga."
İşbu ta'rîfe nazaran, A. Turan Alkan Beyefendi'nin "birinci tekil şahıs sigasıyla kurulmuş cümleler" yahud " 'ben' sigası kullanma" gibi ifâdeleri dahî şık ve yakışıklı olmamış, olamamışdır.
Gerek bu "takriz"de, gerekse eserin öteki sahîfelerinde bilhassa "imlâ" hususunda başkaca ıttıradsızlıklar dahî mevcuddur. Binâenaleyh, eseri neşre "Hazırlayan: Cevdet Türkyolu" işini pek eyi yapmamışdır, demekde ma'zûrum bendeniz.
Sayı: 268 - 29 Ekim 2004 Cuma
Ey azizler, bugün sizlere arz etdiğim kesik, M. Fethullah Gülen Hocaefendi'nin Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı Yayınları'nın 26.