Bugünkü kesikimiz bir mecmû'adan. Mecmû'amızın ismi: Yedi İklim. Ayda bir neşrolunan bu "edebiyat, kültür, sanat" mecmû'ası 154. sayısına ulaşmış durumda. Allah ömrünü müzdâd eylesin!
Ocak 2003 târihli bu nüshanın 4. sahîfesinden bir pârecik görmekdesiniz. Yazının serlevhası "Din ve İdeoloji'nin Birbiri ile Karıştırılması'na Dair". Muharriri, bir şair: Ali Günvar.
Altını çizdiğimiz kelime: "behemahal". Bu hâliyle bu kelimeyi herhangi bir lügatde bulmak ihtimâli olduğunu zannetmeyorum. Çün ki, efendim, şâir-yazarın murâdına muvâfık kelime "behemehal"dir.
Fârisî bir lâfız olan "behemehal", üç unsurdan mürekkeb olup bu unsurlar, sırasıyle "be" ve "heme" ve "hâl"dir. Ma'nâsı da ey azizler, "her hâlde" yahud "bütün hâllerde" demekdir. Lisânımızda, "ne olursa olsun, mutlakaa, kesinlikle" ma'nâsında kullanılmakdadır ki, aşağı yukarı "her hâl ü kârda" ile aynı ma'n'âyı müfîddir.
"Behemehal" lâfzını, umûmiyetle müsbet cümlelerde, cümleciklerde zarf olarak kullanmışdır ecdâdımız. Biz dahî kullanmakdan imtinâ' etmeyiz, etmemeliyiz. Lâkin ata mîrâsı her şey gibi, bu ve emsâli elfâzı, behemehal doğru kullanmaklığa dikkat ve i'tinâ göstersek eyi olur, değil mi?
Sayı: 155 - 24 Ocak 2003 Cuma
Ey azizler,Bugünkü kesikimiz bir mecmû'adan. Mecmû'amızın ismi: