Ey azizler, sûretini görmekde olduğunuz kesik, 15 Nisan 2004 tarihli cerîde-i Milliyet'in Dünya Hali nâmı verilmiş beşinci sahîfesinin sağ sütununun tepesinden kesilip taranmışdır. Doğan Haber Ajansı ma'nâsını müfîd DHA'dan İkram Tekmanlı'nın haberini okur iken ey azizler, dürlü çeşitli düşünceler geçdi zihnimden. Onlardan bir kısmını arz etmek isterim.
Evvelâ fotografiye nazar eyledim. Sağ cânibde görülen erkek, herhâlde haberin kahramanı kadıncağızın eri olmalı. Bir gazeteciye poz vermekden pek memnun görünüyor. Lâkin âdemceğizin ismine bir kerre bile yer vermemiş olmak yakışık almamış. Kim bilir nasıl bir hayâl sukutu yaşamışdır! "Ulan, avradın ismini yazmışlar da benimkini yazmamışlar?"
Fotograf altındaki cümle sanki muhâbirin uydurması. Bu kanâ'ate varışımın sebebi, haber metninde bu "tazminat da'vâsı" tehdîdinin geçmeyişinin yanı sıra kahraman Nejla hanımın sûretinin öyle mahkemelere koşacak bir huşûnet arz etmemesidir. Belki nâmını bilmediğimiz koca, gazeteci beyin de telkiniyle "tazminat" lâkırdısı etmiş olabilir.
"Nejla" isminin tuhaflığını bir köşeye bırakıp habere daldığımızda neler çıkıyor karşımıza?
1. 28 Mart seçiminde sandık başına giden kahramanımıza görevli bir süal sormuş. Demiş ki: "Ne zaman Hıristiyan oldunuz?" Seçim görevlisinin vatandaşa böyle bir süal sormağa hakkı var mıdır ey azizler? Yokdur ve olmamak iktiza eder.
2. Nüfus cüzdanında din hânesinde Hıristiyan yazdığını gören Nejla hanımın "şoke" olması tabi'î midir? Pek tabi'îdir ey azizler. Lâkin 14 Ekim 2003'de "yeni" kimliğini alır iken "bu benim kimliğim midir ve dahî ben kim imişim bir nazar edeyim" dememiş olması gayr-i tabi'îdir ve ma'a'l-esef pek çoğumuz bu hususlarda pek üşengeç, pek ihmalkâr davranmakdayızdır.
3. Nejla hanımın İslâm olan dinini Hıristiyan'a kalbetmenin mes'ûlü bulunan zevâtın kendilerini müdâfa'a sadedinde söyledikleri "İslam 11, Hıristiyanlık 41 olarak kodlanıyor. Bilgisayara yanlışlıkla 41 kodu girilmiş. Kaydı düzelttik." demeleri ma'kuul müdür? Kanâ'at-i 'âcizânem odur ki ey azizler, bu müdâfa'a pek anlaşılır, pek ma'kuul bir müdâfa'adır. Bence de aynen öyle olmuşdur. Lâkin bu, yanılışı yanılış olmakdan çıkarmadığı gibi işbu yanılışa düşenlerin tecziye ve te'dîbini bertaraf etmez. Etmemelidir.
4. Nejla hanım, beş buçuk ay sonra, başkasının uyarmasıyla farkına varabildiği "Hıristiyan" ibâresinden nâşî maddî yahud ma'nevî herhangi bir zarara uğramış mıdır? Uğramamışdır. Binâenaleyh "tazmînat" talebinin herhangi bir dayanağı olamaz.
5. Başka? Başka hususlar da var amma ey azizler, bu kadarcıkla iktifâ edelim.
Sayı: 245 - 16 Nisan 2003 Cuma
Ey azizler, sûretini görmekde olduğunuz kesik, 15 Nisan 2004 tarihli cerîde-i Milliyet'in Dünya Hali nâmı verilmiş beşinci sahîfesinin sağ sütununun tepesinden kesilip taranmışdır. Doğan Haber Ajansı ma'nâsını müfîd DHA'dan İkram Tekmanlı'nın haberini okur iken ey azizler, dürlü çeşitli düşünceler geçdi zihnimden.