Bugünkü kesikimiz cerîde-i Zaman'ın 26 Eylül 2003 Cum'a günkü nüshasının on üçüncü sahîfesinde Bülent Korucu'nun kûşesinden kesilip tarandı. Makale-i Bülend'in serlevhası "Akıl, vahiy ve Gürüz" olup bu üç kelimenin bir araya gelmişliği başlı başına bir te'accüb mevzû'u olsa yeridir. Çün ki ey azizler, memleketin pek de kalabalık olmayan mütegalibe sınıfının mümtâz sîmâlarından olan YÖK reisi -ba'zıları kendisine "komiser" ve "kumandan" demeği tercîh ediyorlar- Kemal Gürüz ile "akl"ın ve hele "vahy"in birlikde zikrolunması "ihtiras", "adâvet", "nefret" gibi kelimelere karşı büyük bir haksızlıkdır. Bendeniz haksızlık gördüm mü huzursuz olurum ey azizler.
Her ne ise, ey azizler, bu tuzsuz girizgâhdan sonra, Bülend'in ba'zı cümlelerine nazar edelim. Birinci paragrafın son cümlesi: "Birbirine rakip olmaması, karşı karşıya getirilmemesi gerek iki kurum din ve üniversite."
Galiba ey azizler, "gereken iki kurum" denecek iken bir sürçme vuku buldu. Gerçi şu ihtimâl de belki vâriddir: Bülend bey cümleyi zihninde evvelâ şöyle kurmuş idi: "Din ve üniversite, iki ayrı kurum; bunların birbirine rakip olmaması, karşı karşıya getirilmemesi gerek." Sonra, her nasılsa farklı bir cümle yazıldı, böyle oldu. Olur mu, olur!
İkinci cümle şu: "Dinin bu konuda ortaya koyduğu negatif yaklaşım söz konu değil." Burada "söz konusu değil" demekle dahî cümle doğru ve güzel olamayor ey azizler. Bülend'in murâdı, aslında şunu demek: "Dinin bu konuda negatif bir yaklaşım ortaya koyması söz konusu değil." Lâkin bunu doğruca ifâde edememiş işte.
"Vahiy akla hitap etmekte, onu kendine rakip ya da muhalif bir unsur görmemektedir." cümlesinde "ne"nin yerinden ayrılıp garib kalması da bir dizgi kusuru olarak dikkatime çarpmışdır ey azizler.
Böyle demode mevzu'lar ile iştigal mevkiinde kalmaklığımız ey azizler, ne kadar can sıkıcı bir vaz'iyyetdir, ta'rîf ve tasvîrden âcizim.
Sayı: 215 - 26 Eylül 2003 Cuma
Ey azizler,Bugünkü kesikimiz cerîde-i Zaman'ın 26 Eylül 2003 Cum'a günkü nüshasının on üçüncü sahîfesinde Bülent Korucu'nun kûşesinden kesilip tarandı. Makale-i Bülend'in serlevhası "Akıl, vahiy ve Gürüz" olup bu üç kelimenin bir araya gelmişliği başlı başına bir te'accüb mevzû'u olsa yeridir.