Biliyorsunuz, mekteblerin dinlenceye girmesine az kaldı. Milyonlarca çocuğun hasretle bekledikleri uzun yaz ta'tîli başladı başlayacak. Kimilerine deniz pilâj, kimilerine tarla tapan, kimilerine yayla davar, kimilerine İngiliz anahtarı yağ tenekesi, kimilerine sipor eğlence, kimilerine hoca Kur'an, kimilerine gel keyfim gel getirecek önümüzdeki günler haftalar aylar. Kimilerine de hepisinden birer tadım, ikişer tutam sunacak belki.
Her ne ise ey azizler, bugün huzurlarınıza arz etdiğim kesik, cerîde-i Zaman'ın yaz ta'tili içün çocuklarımıza vermeyi akıl etdiği Arkadaşım nâm haftalık ilâvenin derûnuna konan Eğlencelik yavrunun takdîm satırları olup 6 Haziran 2003 Cum'a günü neşrolunan Arkadaşım'ın ikinci sahîfesinin sol sütûnundan kesilmişdir.
Evvelâ Eğlencelik'in küçük bir sûretini görüyoruz. Güzel, deyoruz.
Sonra bir serlevha okuyoruz: "BU DERGİ DE KÜÇÜK KARDEŞLERE". Ayrı yazılması îcâb eden "de" vasıl edâtının ayrı yazılmış olduğunu memnûniyetle müşâhede ediyoruz.
Sonra ilk cümleyi kırâat eyliyoruz:
"Bu 8 sayfalık çalışmayı, dergimizin orta sayfasından çekip alabilir ve küçük kardeşlerimize verilebilir."
İşte bu olmadı! Bir cümleyi nasıl kuracağına karar verememiş olmak ne fenâ! Başladığı işi, başladığı istikametin dışına çıkarıp çukura yuvarlamak ne hazîn!
Ey azizler, bu cümleyi başladığı istikaametde nihâyete erdirmek ister isek, şöylece tashîh etmemiz îcâb eder:
"Bu 8 sayfalık çalışmayı, dergimizin orta sayfasından çekip alabilir ve küçük kardeşlerimize verebilirsiniz."
Yok şâyed, başlangıç değil, bitiriş ehemmiyetlidir; Netîce Hanım, Hadîce Hanım'a uymalıdır, kanâatinde iseniz, cümleyi şöylece tashîh etmeniz îcâb eder:
"Bu 8 sayfalık çalışma, dergimizin orta sayfasından çekilip alınabilir ve küçük kardeşlerimize verilebilir."
Gelin görün ki, ey azizler, böyle basit bir cümleyi sıhhatlice kurmakda acze düşülmüşdür. Canımız sıkılmışdır.
İkinci ve son cümlede dahî ey azizler, az biraz huylandığımı söylemeliyim. Beni huylandıran şey, ikinci cümlenin nâib-i fâ'ili, ya'nî ki sözde öznesi oldu ki kendisi burada "Eğlencelik ek" terkîbiyle karşımıza çıkmış bulunmakdadır.
"Eğlencelik ek, 4-6 yaş grubu okurlarımız için hazırlandı." denmiş ya. Acebâ, dedim, "Eğlencelik ek" yerine "Eğlencelik eki" dense, daha isâbetli olmaz mı idi? Böyle "eğlencelik ek" deyû "sıfat tamlaması" yapmakla bir taşla iki kuş vurmak hesâb edilmişe benzeyor amma, asıl kuşun uçup gitmesi ihtimâli göz ardı ediliyor sanki.
Hulâsa-ı kelâm odur ki, ey azizler, cümlemizin hâlleri pek iç açıcı değildir.
Sayı: 193 - 6 Haziran 2003 Cuma
Ey azizler,Biliyorsunuz, mekteblerin dinlenceye girmesine az kaldı. Milyonlarca çocuğun hasretle bekledikleri uzun yaz ta'tîli başladı başlayacak.