Bugünkü kesikimiz bir i'lân, ya'nî ki bir duyuru. Binâenaleyh, kısacık. Kısacık olması ne demek? Uzun boylu zihin yormağa hâcet yok, demek. Uzun boylu zihin yorulmayacaksa, hata ihtimâlinin de azalması iktizâ eder, değil mi? Öyle gibi ammaa öyle olmayor işte. Kısacık bir metnin içinde dahî olmadık, olmayacak, olmayası hataalar işlenebiliyor.
Hataa ne midir? Hataa, fâil ile fiilin birbirine mugaayir olmasıdır, fâil ile fiil yahud fiil ile fâil arasında mutaabakatın bulunmamasıdır.
İşbu hataa, haberciğin birinci cümlesinde işlenivermişdir.
Nasıl olmuşdur?
Şöyle olmuşdur:
"Türkiye Yazarlar Birliği'nde bugün 11.00-17.00 arasında mimar-yazar Turgut Cansever için bir program düzenleniyor." denecek iken, maalesef "düzenliyor" denmiş, böylece "Kim düzenliyor?" süâli cevâbsız kalmışdır.
Halbuki, pekâlâ:
"Türkiye Yazarlar Birliği bugün 11.00-17.00 arasında mimar-yazar Turgut Cansever için bir program düzenliyor." da denebilir, böylece hataaya düşmekden kurtulunabilir idi.
Evet, ey azizler, böyle olabilir idi, lâkin görmekde olduğunuz gibi bu yapılmamış, yapılamamışdır. Vah ki vah!
Kültür-Sanat Günlüğü'nün ikinci duyurusunu okur iseniz, orada bahse mevzû programın hangi mekânda icrâ olunacağının beyân olunduğunu göreceksiniz. Lâkin, programın vaktinin -günü gazetenin neşrolunduğu gündür deyebiliriz ammaa saatini nasıl ve nereden bileceğiz?- beyân olunmadığını fark edeceksiniz. Bu hususda bilgi almak içün orada verilen telefona müracaat edebilirsiniz elbette. Lâkin, Yazarlar Birliği'nin programının hangi mekânda icrâ olunacağını nereden öğreneceksiniz? Gazeteyi mi arayıp soracaksınız?
Ya'nî ey azizler, bir işi tam ma'nâsıyla, kusursuzca yapmağı her ne hikmetse, bir türlü beceremeyoruz.
Hakkında bunca söz söylediğimiz kesikin menşe'ini de buracığa yazıvereyim. Cerîde-i Zaman, 12 Nisan 2003, sahîfe 17.
Sayı: 178 - 15 Nisan 2003 Salı
Ey azizler,Bugünkü kesikimiz bir i'lân, ya'nî ki bir duyuru. Binâenaleyh, kısacık.