Ey azizler, bugün sizlere arz etdiğim kesik, cerîde-i Vatan'ın 29 Ocak 2005 târihli nüshasının 15 nümerolu sahîfesinin orta kısmından kesilip taranmışdır.
Devrim Sevimay nâmında bir hanım kızın DSP Onursal Başkanı Bülend Ecevit ile icrâ eylediği pek mühim röportajın bir pâreciğini aksetdiren bu kesikin tepesine yerleşdirilimiş bulunan cümle, memleketimizin imlâ hususundaki müzmin muvaffakıyetsizliklerinden birine numûne teşkîl eden bir vesîkadır.
Ma'lûmunuz olmalı ki yeni imlâda vaz'olunmuş kaidelerden biri şudur: "-de, -da" hâl eki, isim çekim eklerinden biri olup eklendiği kelimeye bitişik yazılır ve duruma göre sertleşip -te, -ta kılığına dahî girer. Lisânımızda bir de "de / da" atıf edâtı vardır ki, artık "bağlaç" nâmıyle yâd edilen işbu kelime, "üstelik, ayrıca, dahî, bile, ilâveten, amma, fakat..." gibi ma'nâlar taşıyan müstakil bir kelimedir ve binâenaleyh ayrı yazılır. Ayrı yazıldığı içün "te / ta" deyû sertleşmek ihtimâli de yokdur.
Memleketimizin tedris ve terbiye ve ta'lîm vâsıtaları, maalesef işbu basit imlâ kaaidesini doğruca öğretmeği bir dürlü becerememekdedir. Uzun uzadıya îzahata lüzum yok. Mes'ele pek kolay ve vâzıh: Bir yerde, bir yerin içinde, dışında, altında, üstünde, sağında, solunda, şurasında veya burasında; bir zamanda, bir zamanın öncesinde, sonrasında, ortasında, şurasında veya burasında; bir kimsede, bir kimsenin aklında, fikrinde, kalbinde, hayâlinde; bir işin evvelinde, âhirinde, esnâsında, şurasında veya burasında bulunmaklık bildiren -de ve -da'lar hâl eki olup bitişik yazılır. Böyle bir ma'nâ bahis mevzuu değil ise, ol de / da'lar ayrı yazılır.
"Özal'ı da kurultay da vurmuşlardı" cümlesini okur iken, hemân "kurultay esnâsında vurmuşlardı" netîcesine intikal etmemiz müşkil oluyor. Aceba işbu cümleyi böylece yazan kişi, "Özal'ı da, kurultayı da vurmuşlardı" demek istedi de deyemedi mi? gibi bir süâlin pençesine düşüveriyoruz. Hâlbuki, yazının başlığını geçip kendisini okuyunca görüyoruz ki: "Özal'a da 1988'deki ANAP Büyük Kurultayı'nda ateş ettiler." deyû imlâsı doğru bir cümle var orada.
Evet, ey azizler, bu muvaffakıyetsizlik vesîkasının benzerlerine memleketimizin hemen her yerinde, hemen her gün tesadüf etmek mümkindir. Bugün bir belediye binasında gördüm şu cümleyi: "Siz'de katılabilirsiniz!" Yaa, işte böyle! "Siz de katılabilirsiniz!" deseler idi, belki ben de katılır idim. Amma bu cümleyi böyle yanlış yazılmış görünce bende katılma hevesi filân kalmadı.
Sayı: 274 - 3 Şubat 2005
Ey azizler, bugün sizlere arz etdiğim kesik, cerîde-i Vatan'ın 29 Ocak 2005 târihli nüshasının 15 nümerolu sahîfesinin orta kısmından kesilip taranmışdır.
Devrim Sevimay nâmında bir hanım kızın DSP Onursal Başkanı Bülend Ecevit ile icrâ eylediği pek mühim röportajın bir pâreciğini aksetdiren bu kesikin tepesine yerleşdirilimiş bulunan cümle, memleketimizin imlâ hususundaki müzmin muvaffakıyetsizliklerinden birine numûne teşkîl eden bir vesîkadır.