« Anasayfa | Künye | Arşiv 1 Mayıs 2026, Cuma
Gündem: Kültür-
Sanat
Gündem: Hayat
40i Gündem Nöbetçi Köşe
40PENCERE
Stratejik Perspektif
Faruk Yazar
Medya Nasıl Gündem Oluşturuyor?

İletişim Ekseni
Emre Ş. Aslan
Güneşin Doğuşu ve AKP

Aklıma Düşenler
Ali Cem İlhan
Reklam PR ve Samimiyet

[ Geçmiş Günler -> Uğur Akça ]

Shame On You Mr. Bush!

01.04.2000 - 16:00

Dev televizyon şirketleri tarafından milyonlarca insana ulaştırılan 75. Oscar ödül töreninde Michael Moore'un bizlere çok önemli bir şeyi hatırlattı: Kurgusal sebepler.

Kurgu deyince akla gelen ilk şey olan Hollywood'un, diğer bir kurgu uzmanı olan CIA ile olan bağlantısını sanırım bilmeyen yoktur. Başka deyişle; kurgu uzmanı CIA'in, Hollywood gibi olağanüstü bir propaganda aracını kullanmadığını düşünen yoktur.

1947'den beri CIA, ülkesinin propagandasını yapmak için sinemayı kullandı. Halen daha kullanmakta. Psikolojik savaşın güçlü silahlarından biri olan sinema, CIA tarafından özellikle 3. Dünya Ülkeleri'nde ABD propagandası yapmak için çalıştı. Ülkelerdeki sinema endüstrisinin gelişmesini önleyen yasalar yürürlüğe konuldu. Ardından Amerikan filmleri ülkelere sokuldu. Kahraman, sevgi dolu, yenilmez Amerikalı'lar beyazperdeye dolarken; onları izleyen insancıklar, onların ideolojisine sarıldı, onlar gibi giyindi, onlar gibi konuştu, onların yenilmez olduğuna, kendilerinin adam olamayacağına inandı/inandırıldı.

Küçük çaplı bir göz atmak gerekirse:

- Rambo, Vietnamlılar'la savaştı, ardından Afganistan'ın komünist Rusya'ya karşı verdiği mücadeleye yardım etti.

- James Bond, yıllarca İngiltere adına komünizme karşı mücadele verdi. Son çatışması Kuzey Kore'ye karşıydı.

- Devlet-vatandaş ilişkisini farklı bir biçimde anlatan aksiyon filmi Kod adı: Kılıçbalığı (Swordfish) 11 Eylül olayından sonra gösterimden kaldırıldı.

- Irak'a yapılan saldırıyı eleştiren Hollywood yıldızlarının gözden düşürülmesi, kendilerine iş verilmemesi yönünde faaliyetler başlatıldı.

- Oscar alan filmlerin, devrin ABD politikalarıyla çelişmemesine dikkat edildi.

- Her filmde bir Yahudi, bir zenci ve bir beyazın olmasına dikkat edildi. (Tıpkı Bush'un basın toplantısındaki askerler gibi)

- Amerikan bağımsız sinemasının gelişimi yavaşlatıldı.

Örnekleri çoğaltmaya gerek yok sanırım.

Hollywood sinemasına bu açıdan baktığımızda görsel açıdan çok güzel ama içerik olarak boş filmlerin bu kadar çok olmasını anlamamız mümkün. Belli şablonların arasında sıkışıp kalmış, sinemayı salt görsellikle yorumlayan şovenist filmlerin varlığı ticari açıdan olmasa bile, sanatsal yönden Hollywood'a vurulan büyük bir darbe.

Peki tüm Amerikan filmleri CIA'in 5. Kol faaliyeti mi? Tabii ki böyle bir şeyi söylemek en az CIA'in kendisi kadar paranoyakça bir tutum olur.

Hollywood sinemasında da bu tip antidemokratik tutumlara cevaplar var. Yazımıza önemli bir karşı örnekle son verelim: Peter Weir'ın yönettiği tamamen kurgulanmış bir dünyada, kurgulanmış bir yaşamı süren adamın öyküsünün anlatıldığı "The Truman Show" filmini hatırlayalım. Bu filmdeki kurgulanmış yaşamın biricik kahramının adının 2. Dünya Savaşı'nda -savaş bitmiş olmasına rağmen- 6 Ağustos 1945'te Hiroşima'ya, sadece iki gün sonra 8 Ağustos 1945'te Nagazaki'ye atom bombası atarak toplam 447 bin kişinin katledilmesine yol açan ABD başkanı Harry S. Truman ile aynı olması sizce de kurgusal sebeplerden mi?

Dev televizyon şirketleri tarafından milyonlarca insana ulaştırılan 75. Oscar ödül töreninde Michael Moore'un bizlere çok önemli bir şeyi hatırlattı:  
İletişim AraştırmalarıTümü »

» TV Reklam Verileri
AnalizTümü »

» Değerlerin Tüketim Aracı Olarak Reklamlar
» KOBİ'ler ve Kurumsal Sosyal Sorumluluk Yaklaşımı
» Halkla İlişkilerin Yeni Yüzleri - 1: İtibar Yönetimi
» OMO: Kirlenmek Güzel mi?
» Media Markt Reklam ve Kriz İletişimi Analizi / Faruk Yazar

Yorum yazabilmeniz için üye olmanız gerekiyor. Üye olmak için tıklayın.

(Üye iseniz sayfanın en üstünde sağ tarafta yer alan kısımdan giriş yapmalısınız.)


Henüz yorum yapılmamış.

Üye Girişi
Kullanıcı adı
Şifre
Beni hatırla
Şifremi unuttum!
Ücretsiz Üye Olun!
Son 10 Yorum
Dostluk Güneşi (29.10.2021 - 11:34)
toplantı (10.12.2013 - 17:25)
tek söğüt (26.02.2013 - 01:08)
yok var, var var (26.02.2013 - 01:06)
Hoş bir yazı (17.08.2012 - 00:19)
beklerken (27.05.2012 - 21:07)
bir yorum (21.12.2011 - 20:20)
bir yorum (21.12.2011 - 20:13)
işte tam da böyle (18.11.2011 - 20:37)
Gitmek (18.11.2011 - 19:53)
Yorum için üye olun!