« Anasayfa | Künye | Arşiv 20 Nisan 2026, Pazartesi
Gündem: Kültür-
Sanat
Gündem: Hayat
40i Gündem Nöbetçi Köşe
40PENCERE
Stratejik Perspektif
Faruk Yazar
Medya Nasıl Gündem Oluşturuyor?

İletişim Ekseni
Emre Ş. Aslan
Güneşin Doğuşu ve AKP

Aklıma Düşenler
Ali Cem İlhan
Reklam PR ve Samimiyet

[ 40pencere -> Gündem: Hayat ]

Hayatımızın George Best'leri

Haluk Şahin

23.12.2005 - 01:39

Önce gerçek George Best. Onun hayatımdaki yeri. 1964 güzünde 'kara ticareti' sınavını da verip İstanbul Hukuk Fakültesi'nden mezun olduğumda bir daha hiç karşıma çıkmayacak bir lüksle karşılaştım: Boş altı ay. Mart ayında askere gitmeyi planlıyordum ve o zamana kadar yapacak bir şeyim yoktu.
Bir fırsatını bulup kapağı İngiltere'ye attım. Manchester'a. Ağabeyim Selçuk yıllardır oradaydı, telekomünikasyon mühendisi olarak mastırını bitirmek üzereydi.
Paris'ten trenle Victoria İstasyonu'na ulaştığımda Londra'nın beni hiç tatmadığım bir içki gibi çarptığını itiraf edeyim. Londra'nın dünyanın kültür başkenti olduğu yıllardı. Kızlar ne kadar güzel, pub'lardan sokağa yayılan lager kokusu ne kadar baş döndürücüydü. Her yerde Beatles çalıyordu. 'A Hard Day's Night' liste başıydı.
Trenle Manchester'a geçtim. 19. yüzyılın mirasını tam olarak üzerinden atamamış bir proleter kentiydi Manchester. Hepsi bir örnek evlerden oluşan işçi mahallelerindeki gaz lambalarını yakıp söndürüyordu belediye görevlileri. Engels'in biraz evvel şuradan geçtiğini düşünebilirdiniz...
Selçuk'un orada okuyan diğer Türk öğrenciler gibi çok sıkı bir Manchester United taraftarı olduğunu keşfetmem uzun sürmedi. Ve ben de başladım onlarla birlikte Old Trafford'un yolunu tutmaya ve sesi kısılıncaya kadar bağırmaya...
Müthiş bir takımdı. Efsane Dennis Law ile Boby Charlton birlikte oynuyordu. Ve topu ayağına her alışında herkesin ayağa fırladığı, Beatles saçlı, çelimsiz genç oyuncu: George Best!
İrlandalıydı, United'a geçen yıl gelmişti, 20 yaşındaydı ve tutmak mümkün değildi.
Öyle çalımlar atıyor, daracık alanlarda öylesine çabuk hızlanıyordu ki, durdurmaya çalışanların madara olması kaçınılmazdı.
Büyük bir yıldız doğuyordu...
Doğdu da. Ama bir süre sonra kuyruklu yıldız demenin daha doğru olacağı ortaya çıktı. Çünkü George Best, hayatın futboldan ibaret olmadığı sonucuna varmıştı. Parmaklarının ucunda dünyanın en güzel kadınları, en sert içkileri, en renkli giysileri vardı. Sirenler onu çağırıyordu. Uzattı ellerini. F. Scott Fitzgerald'ın bir zamanlar söylediği gibi 'O pırıltılı şeyleri de istiyordu.'
Büyük kabiliyetini o pırıltılı şeylere çerez etti. Alkol komalarına girdi, ayılamadığı için antremanları kaçırdı, kadro dışı kaldı, futbolu bıraktı, yeniden başladı, bir türlü olabileceği adam olmadı.
Yo, belki de haksızlık ediyorum. Olabileceği adam, olmak istediği adam buydu belki de.
Salt futbolcu kalsaydı, hayata yönelik iştihasını daha iyi kontrol edebilseydi ne olurdu? Adı John Lennon'la birlikte anılan bir kültür ikonuna, efsaneye dönüşebilir miydi?
İki karaciğer naklinden sonra önceki gün öldüğünü biliyorsunuz. Şimdi bütün dünya onu konuşuyor. Çok kişi 'Yazık oldu!' diyor.
Acaba?
George Best aklıma bir kez daha o çetin soruyu getiriyor: Hangi hayat doğru yaşanmış bir hayattır?
Ya kendi hayatımızdaki George Best'ler? Tanrı vergisi kabiliyetlerini çarçur edenler, olabilecekleri insan olmamak için, verebilecekleri eserleri vermemek için her şeyi yapanlar?
Onları yargılamaya hakkımız var mı?

http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=171190

[ ARKADAŞINA GÖNDER | YAZDIR ]

Önce gerçek George Best. Onun hayatımdaki yeri.  
İletişim AraştırmalarıTümü »

» TV Reklam Verileri
AnalizTümü »

» Değerlerin Tüketim Aracı Olarak Reklamlar
» KOBİ'ler ve Kurumsal Sosyal Sorumluluk Yaklaşımı
» Halkla İlişkilerin Yeni Yüzleri - 1: İtibar Yönetimi
» OMO: Kirlenmek Güzel mi?
» Media Markt Reklam ve Kriz İletişimi Analizi / Faruk Yazar

Yorum yazabilmeniz için üye olmanız gerekiyor. Üye olmak için tıklayın.

(Üye iseniz sayfanın en üstünde sağ tarafta yer alan kısımdan giriş yapmalısınız.)


Henüz yorum yapılmamış.

Üye Girişi
Kullanıcı adı
Şifre
Beni hatırla
Şifremi unuttum!
Ücretsiz Üye Olun!
Son 10 Yorum
Dostluk Güneşi (29.10.2021 - 11:34)
toplantı (10.12.2013 - 17:25)
tek söğüt (26.02.2013 - 01:08)
yok var, var var (26.02.2013 - 01:06)
Hoş bir yazı (17.08.2012 - 00:19)
beklerken (27.05.2012 - 21:07)
bir yorum (21.12.2011 - 20:20)
bir yorum (21.12.2011 - 20:13)
işte tam da böyle (18.11.2011 - 20:37)
Gitmek (18.11.2011 - 19:53)
Yorum için üye olun!