Sinemadan çıkarken şu soru dönüp durmaktaydı zihnimde. Uçurtmayı Vurmasınlar'ı yapan, Piano Piano Bacaksız'a hayat veren bir yönetmen neden böyle bir sonla veda etmeyi seçti sanat yaşamına. Yoksa, tekrar tekrar izlediğimizde usta işi bir sinemanın lezzetlerini cömertçe sunan bu filmler tatlı birer tesadüften mi ibarettiler?